Mısır’da 3.700 Yıllık Yeni Piramidin Kalıntıları Keşfedildi

Kahire’nin güneyinde yer alan Dahshur kraliyet nekropolünde bulunan kalıntılar arasında, bir iç koridor ve 10 dikey hiyeroglif hattıyla oyulmuş bir alabaster yer alıyordu.
Bakanlık, kalıntıların çok iyi durumda olduklarını ve kazı çalışmalarının daha fazlasını ortaya çıkarmaya ve piramidin boyutunu belirlemeye yönelik devam ettiğini olduğunu söyledi.
Piramitlerin 13. Firavun hanedanında yapılmış olduğuna inanılıyor.

Granit lento ve taş blokların piramidin iç yapısı hakkında daha fazla veri sağladığını, ancak yapının boyutu hakkında henüz net bilgiler edinilemediği açıklandı.
Devamı hakkındaMısır’da 3.700 Yıllık Yeni Piramidin Kalıntıları Keşfedildi

Yeniden doğsam arkeolog olurdum ama arkeolog değilim.

Endonezyalı Hobbitlerin* Kökenleri Ortaya Çıktı

2003 yılında Endonezya Flores adasında keşfedilen küçük bir insan türü olan Homo Floresiensis’in kemikleri üzerine yapılan en kapsamlı araştırma, büyük olasılıkla Afrika’da bir atadan evrimleştiğini ve yaygın olarak inanıldığı gibi Homo Erectus’tan gelmediğini ortaya çıkardı.

Australian National University (ANU) tarafından yapılan çalışma, küçük boylarından dolayı “hobbit” olarak adlandırılan Homo Floresiensis’in büyük olasılıkla 1.75 milyon yıl önce Afrika’da bulunan en eski insan türlerinden biri olan Homo Habilis’in kardeş türü olduğuna işaret ediyor. Devamı hakkındaEndonezyalı Hobbitlerin* Kökenleri Ortaya Çıktı

Yeniden doğsam arkeolog olurdum ama arkeolog değilim.

Avrupa’da 8 Bin Yıl Önce Erken Çiftçiliğin Gerçek Göç Yolu

Huddersfield Üniversitesi uzmanları tarafından ortaklaşa hazırlanan yeni bir makalede, tarımın Avrupa’da yaygınlaşmasından 13.000 yıl öncesine kadar Yakın Doğu’dan Akdeniz’e göçün ardından binlerce yıl önce yaygın bir şekilde inandıklarına dair bir teori ortaya çıkıyor.

Bu, Geç Buzul döneminde olmuştu. Ancak daha sonra tarımın başladığı Yakındoğu’dan yeni gelen nüfustan tarım bilgisi geliştirdi ve Neolitik Çağ’da Avrupa’daki diğer bölgelerde yaygınlaştırmaya başladılar ve tarım uygulamalarını onlarla birlikte geliştirdiler.
Devamı hakkındaAvrupa’da 8 Bin Yıl Önce Erken Çiftçiliğin Gerçek Göç Yolu

Yeniden doğsam arkeolog olurdum ama arkeolog değilim.

Demir Çağı’nın Fantastik Yumurtaları

Bristol ve Durham Üniversiteleri ile British Museum’daki arkeologlar ve bilim adamları devekuşu yumurtalarının antik ticaretini ve kökenlerini modern teknolojilerden yararlanarak araştırdılar.

Demir Çağı’nda (M.Ö. 1200-300) Orta Doğu’dan Batı Akdeniz’e dek devekuşu yumurtaları lüks ürünler olarak satıldı.

19.yy’dan bu yana, British Museum’un koleksiyonunun bir parçası olan bu yumurtalar üzerinde boyama ile gravürlü ve simgesel bezemeler vardı. Araştırma ekibi bu yumurtaların nerden geldiğini ve onları üreten kuşların vahşi veya evcil olup olmadığını araştırıyorlar.
Devamı hakkındaDemir Çağı’nın Fantastik Yumurtaları

Yeniden doğsam arkeolog olurdum ama arkeolog değilim.

Karadeniz’in Sıradışı Batıkları

Uzaktan kumandalı sualtı kameralarıyla yapılan araştırmalarda, Bulgaristan kıyılarının buz gibi derinliklerinde oldukça ilginç buluntulara rastlanıldı.

Araştırma ekibi için de oldukça şaşırtıcı olan batıklar, bir tür sualtı batık mezarlığı gibiydi. Birçok gemi batığı bir mezarlık gibi bir araya toplanmıştı.

Maritime Archaeology Project (MAP)’in Amerikalı ve Avrupalı sualtı arkeologlarıla ortak yürüttükleri çalışmalarının amacı son buzul çağının sonlarındaki deniz seviyesindeki değişimin insan toplumlarını nasıl etkilediğini incelemekti.
Devamı hakkındaKaradeniz’in Sıradışı Batıkları

Yeniden doğsam arkeolog olurdum ama arkeolog değilim.

Hunlar ve Göçmenler, Roma İmparatorluğu Sınırında İşbirliği Yapmış Olabilirler Mi?

5. yüzyıl mezarlığından gelen kemiklerdeki ve dişlerdeki izotopların analizi, Roma İmparatorluğu sınırında göçebe Hun ve Pannon göçmenlerinin birbirine karışmış olabileceği olasılığını güçlendiriyor.

Bu yüzden tarihçiler, Hunlar ve diğer göçmenlerin, beşinci yüzyılda Roma İmparatorluğu’nun kıyısındaki yerleşim yerlerine saldırmak için iş birliği yaptığını söylüyorlar.
Bununla birlikte arkeolojik bulgular, bu gruplar arasında hibridite düzeyinin yüksek olduğunu gösteriyor ve göçebe ve yerleşimciler arasında daha karmaşık ilişkilerin oluşmuş olabileceğini gösteriyor.
Devamı hakkındaHunlar ve Göçmenler, Roma İmparatorluğu Sınırında İşbirliği Yapmış Olabilirler Mi?

Yeniden doğsam arkeolog olurdum ama arkeolog değilim.