Paskalya Adası Heykellerinin Gizemli Şapkaları

Dev bir heykelin üzerine 13 tonluk bir şapka nasıl koyarsın?

Binghamton Üniversitesi’nden antropoloji profesörü Carl Lipo ve bir grup araştırmacı, Moai heykellerini ve volkanik taşlarla oluşmuş silindir taşları, yani “pukao” adı verilen dev taş şapkaları incelediler.

Volkanik taştan oyulmuş heykeller, adadaki bir taş ocağından gelirken, kırmızı volkanik taştan yapılmış şapkalar, adanın diğer tarafından, 7,5 mil uzaklıktaki farklı bir ocaktan geliyordu.
Rapa Nui olarak da bilinen adadaki Moai heykelleri 1m ile 20m arasında boylara sahiptir. En büyüğünün 100 ton civarında olduğu düşünülüyor.

Bu heykellerin bazılarında bulunan kırmızı renkli ve yer yer 13 ton ağırlığındaki başlıklar nasıl getirilmişti?
Devamı hakkındaPaskalya Adası Heykellerinin Gizemli Şapkaları

Mezolitik Dişler Balık ve Sebze Tüketiyordu

Mezolitik döneme ait bir insana ait dişlerin incelenmesi sonucu, dönem insanının beslenme alışkanlıklarının günümüz insanından çok da farklı olmadığını ortaya koydu.
Roma Sapienza Üniversitesi arkeologları tarafından yapılan araştırmalarda Adriyatik ve Akdeniz avcılarının yaşam tarzına dair önemli bulgular elde edildi.

Araştırma ekibi, dişler üzerindeki araştırmalarında diş plağı ya da tartarı içindeki fosilleşmiş deniz ürünü ve bitkisel malzemeyi incelediler. İncelemeler sonunda balık pulu kalıntıları, Mezolitik Çağ Akdeniz insanının deniz ürünleri tükettiğini gösterdi. Devamı hakkındaMezolitik Dişler Balık ve Sebze Tüketiyordu

İsveçliler Demir Çağı’ndan Beri Bira İçiyorlar

İsveç Lund Üniversitesi arkeologları, fosilleşmiş çimlendirilmiş tanelerin Nordik bölgesindeki erken bira üretimi için üretildiğini saptadı. İsveç’in güneyindeki Uppåkra’da yapılan bulgular, büyük ölçekli bir bira üretimine işaret ediyor.

Arkeobotanikçi Mikael Larsson, “Yerleşimin ayrı bir bölümünde yer alan düşük sıcaklık fırınlı bir alanda fosilleşmiş malt bulduk . Bulgular MÖ: 600-400’lü yıllara işaret ediyor. Bu da onları İsveç’teki bira üretiminin ilk kanıtlarından biri haline getiriyor” diyor.

Larsson, “Biz genellikle tahıl tanelerini arkeolojik alanlarda buluyoruz, ama çok nadiren işlendikleri yerlerden. Bu yüzden düşük sıcaklıklı bir fırının çevresinde bulunan bu çimlenen taneler bira yapmak için maltlık olduklarını gösteriyor”.
Devamı hakkındaİsveçliler Demir Çağı’ndan Beri Bira İçiyorlar

Stonehenge’den Piramitlere Eski İnsanların Astronomi Sırları

Bugün, tarih öncesinde insanların piramitler ve benzeri anıtsal yapıları nasıl inşa edip yönlendirebileceğini hayal etmeye çalışıyoruz. Ve bununla ilgili birçok varsayımlarda bulunuyoruz.

Bazıları tarih öncesi insanların bunu yapmak için bazı matematiksel bilgilere ve bilimlere sahip olmaları gerektiğini düşünürken işin kolayına kaçanlar uzaylıların onlara nasıl yapılacağını gösterdiklerini düşündüler.

Geçmişte insanların gökyüzünü nasıl anladığını ve nasıl bir kozmoloji geliştirdiğini gerçekten biliyor muyuz?

Astronomi, arkeoloji, antropoloji ve etno-astronomi gibi çeşitli uzmanlık alanlarının bir araya getirilerek yapılan araştırmalar bu konuda daha akılcı ve somut veriler elde ediyor.

Mısır piramitleri, en etkileyici antik anıtlardandır ve bazıları çok hassastır. Mısır bilimci Flinder Petrie, 19. yüzyılda Giza piramitlerinin ilk yüksek hassasiyetli araştırmasını gerçekleştirdi.

Piramitlerin üslerinin dört kenarından her birinin, bir derecenin dörtte biri kadar bir kardinal yöne doğru olduğunu buldu.

Fakat Mısırlılar bunu nasıl biliyordu?
Devamı hakkındaStonehenge’den Piramitlere Eski İnsanların Astronomi Sırları

Göbekli Tepe Muhafızı – Yonca Eldener

Dünyanın bilinen en eski tapınağı ve haliyle uygarlığın başlangıcı olarak kabul edilen Göbeklitepe’yi konu alan bir polisiye-roman kitabı. Göbeklitepe ve arkeoloji konusunda sık sık demeçleriyle tanıdığımız Yonca Eldener tarafından yazılan kitap, Göbeklitepe hakkında okurlarına eğlenceli bilgiler sunuyor. Özellikle arkeoloji bilimine sempati duyan insanlara tavsiye edebileceğim kitabı kitapçılardan kolayca edinebilirsiniz.

Konu: Dilbilimci annesini Milas Musevi Mezarlığı’nda son yolculuğuna uğurlayan Kamil’in hayatı, hiç tanımadığı Harranlı bir adamın, evini satın almak istemesiyle alt üst olur. Milas yakınlarında cesedi bulunan adamın konuştuğu son kişi Kamil’dir ve o daha annesinin yasını tutarken kendini bir anda cinayet zanlısı olarak nezarette bulur.
Devamı hakkındaGöbekli Tepe Muhafızı – Yonca Eldener