Mezolitik Dişler Balık ve Sebze Tüketiyordu

Mezolitik döneme ait bir insana ait dişlerin incelenmesi sonucu, dönem insanının beslenme alışkanlıklarının günümüz insanından çok da farklı olmadığını ortaya koydu.
Roma Sapienza Üniversitesi arkeologları tarafından yapılan araştırmalarda Adriyatik ve Akdeniz avcılarının yaşam tarzına dair önemli bulgular elde edildi.

Araştırma ekibi, dişler üzerindeki araştırmalarında diş plağı ya da tartarı içindeki fosilleşmiş deniz ürünü ve bitkisel malzemeyi incelediler. İncelemeler sonunda balık pulu kalıntıları, Mezolitik Çağ Akdeniz insanının deniz ürünleri tükettiğini gösterdi. Devamı hakkındaMezolitik Dişler Balık ve Sebze Tüketiyordu

Arkeo-TR ekibine henüz katılmamış yazarlarımızdan yazılar.
Keyifli okumalar.

“Bell Beaker” Formu Işığında Avrupa’daki Geç Neolitik Göçleri

Geç Neolitik Dönemde, Avrupa’nın birçok yerinde mezar armağanı olarak kullanılan yeni bir çömlek biçimi ortaya çıkar. Çan biçimli bu çömlek formu oldukça karakteristik, süslü çan çanakları (bell beaker) olarak bilinir ve İspanya’dan Macaristan’a, Kuzeybatı Avrupa’da Britanya’ya kadar görülür.

Genetik bilimciler ve arkeologların ortak çalışmasıyla “bell beaker” olarak literatüre geçen bu form ile Neolitik Dönem göçü arasındaki ilişki saptanmaya çalışılmış; bu kapların çıktığı mezarlardaki iskeletlerin DNA örnekleri karşılaştırılmıştır.

Araştırma ekibinden Münih Ludwig-Maximilians Universitesi (LMU) Tarih Öncesi ve Protohistorik Arkeoloji Enstitüsü Profesörü Philipp Stockhammer’e göre Batı ve Orta Avrupa’daki bulgular Neolitik Dönem göçleri ya da dönem içerisindeki dini inancın yayılımına işaret etmezken Britanya’daki bulgularda göçe ilişkin izler bulunmaktadır.

Devamı hakkında“Bell Beaker” Formu Işığında Avrupa’daki Geç Neolitik Göçleri

“Işık Ülkesi”nde doğdu. Bilgisayar, internet ve teknoloji dünyasından artan zamanlarda yarım zamanlı arkeolog.

Yamnaya Kültürü’yle İskandinavya’ya Yerleşen Terminoloji

5000 yıl önce, Yamnaya kültürü Hazar stepinden Avrupa’ya göç etti. Çoğu yerel dili de değiştiren yeni bir Hint-Avrupa dilini de beraberinde getirdi.

Dilbilimci, “tekerlek, vagon, at, koyun, inek, süt ve yün” gibi kelimelerin Hazar bozkırlarından Avrupa’ya göç etmiş olan Yamnaya halkına atfedilebileceğini kabul etmektedir. Göçebe Yamnayalılar, maddi kültürlerini yerli halklara tanıttı.

Dilbilimciler, Avrupa dilleri içindeki tüm sözcüklerin Proto-Hint-Avrupa kökenli olmadığını belirtiyor. Örneğin yerel kültürlerden Indo-Avrupa’ya dahil edilmiş olan “flora” ve “fauna” için kelimeler vardır.
Arkeolog Rune Iversen ve Kopenhag Üniversitesi’nden dilbilimci Guus Kroonen tarafından American Journal of Archaeology’de yayınlanan yeni bir araştırmaya göre, M.Ö. 2.800’de Güney İskandinavya’da, böyle bir değişim için ideal bir ortam bulunmaktadır.
Devamı hakkındaYamnaya Kültürü’yle İskandinavya’ya Yerleşen Terminoloji

Yeniden doğsam arkeolog olurdum ama arkeolog değilim.

Li Hamina Mezarlığında “Küçük Buz Devri” Buluntuları

Kuzey Finlandiya’daki Iijoki Nehri üzerindeki Li Hamina’daki ortaçağ mezarlığı aslında kazara keşfedildi. Yakın tarihli bir araştırmada mezarlıkta bulunan dişlerin izotop bileşimleri incelendi. Küçük köydeki nüfusun, Küçük Buz Devrine rağmen, 15. ve 16. yüzyıl boyunca ayakta kaldığı ortaya çıktı.

Li Hamina’daki mezarlık, boru inşası sırasında 2009 yılında keşfedildi. Ardından, Titta Kallio-Seppä başkanlığındaki arkeolojik kazılar başladı. Kazılar sonucunda bölgede en az 290 iskelet ele geçirilmiştir.

Radyokarbon analizleri ve keşfedilen nesneler, mezarlığın 15. ve 16. yüzyıllarda kullanıldığına işaret ediyor. Bu süre zarfında Finlandiya, Küçük Buz Çağı olarak bilinen olağanüstü derecede düşük sıcaklıklara maruz kaldı.

Yeni çalışma, 11 bireyin dişindeki kolajenden hidrojen ve karbon izotop bileşimini ölçtü. Diş kemiğinin küçük kısmi örneklerinin analizi, bireyin hayatta iken yediği gıdayı ortaya çıkarmaktadır.
Devamı hakkındaLi Hamina Mezarlığında “Küçük Buz Devri” Buluntuları

Yeniden doğsam arkeolog olurdum ama arkeolog değilim.

Amerika’nın İlk İnsan Sorunsalı Çözülüyor Mu?

Newcastle Üniversitesi’nden uzmanlar insanların Amerika’ya ilk olarak ne zaman ve nasıl geldiği konusundaki tartışmalara çözüm getiren çalışmalar yapıyorlar.

Dr. Lisa-Marie Shillito öncülüğünde Oregon – Lake County’deki Paisley Mağarası arkeolojik alanında yürütülen çalışmalarda elde edilen organik bulgular ve tortuların analizleri sonucunda Amerika’nın en eski insanlarından birine ait olduğu düşünülen dışkı kalıntılarına rastlanılmış.
Devamı hakkındaAmerika’nın İlk İnsan Sorunsalı Çözülüyor Mu?

Yeniden doğsam arkeolog olurdum ama arkeolog değilim.

Endonezyalı Hobbitlerin* Kökenleri Ortaya Çıktı

2003 yılında Endonezya Flores adasında keşfedilen küçük bir insan türü olan Homo Floresiensis’in kemikleri üzerine yapılan en kapsamlı araştırma, büyük olasılıkla Afrika’da bir atadan evrimleştiğini ve yaygın olarak inanıldığı gibi Homo Erectus’tan gelmediğini ortaya çıkardı.

Australian National University (ANU) tarafından yapılan çalışma, küçük boylarından dolayı “hobbit” olarak adlandırılan Homo Floresiensis’in büyük olasılıkla 1.75 milyon yıl önce Afrika’da bulunan en eski insan türlerinden biri olan Homo Habilis’in kardeş türü olduğuna işaret ediyor. Devamı hakkındaEndonezyalı Hobbitlerin* Kökenleri Ortaya Çıktı

Yeniden doğsam arkeolog olurdum ama arkeolog değilim.