Neandertal İnsanı 120.000 Yıl Önce Yakın Mesafede Avlanıyordu

Lezyonlar, Almanya’nın doğusundaki günümüz Halle yakınlarındaki küçük bir gölün (Neumark-Nord 1) kıyıları etrafında yaklaşık 120.000 yıl önce Neandertaller tarafından öldürülen iki büyük boyutlu soyu tükenmiş nadas geyiğinin iskeletlerinde bulunmuştur. Çalışma Johannes Gutenberg Üniversitesi, Mainz (JGU) Eski Araştırmalar Bölümü Profesörü Sabine Gaudzinski-Windheuser tarafından yönetildi ve Nature Ecology and Evolution dergisinde yayınlandı.

Örnek üzerindeki bulgular, Neandertal insanının avcılık alışkanlığı konusunda önemli ipuçları veriyor. Araştırmalara göre geyiğin pelvis kemiğine saplanmış mızrak ucu uzak mesafeden atılmamış, yakın mesafeden saplanmış. Bu da daha önce hep tartışılan mızrak kullanımının yakın mesafeden de olduğuna işaret ediyor. Devamı hakkındaNeandertal İnsanı 120.000 Yıl Önce Yakın Mesafede Avlanıyordu

Arkeo-TR ekibine henüz katılmamış yazarlarımızdan yazılar.
Keyifli okumalar.

Göbeklitepe UNESCO Miras Listesi’ne 18’den Girdi

2011 yılından bu yana UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde bulunan Göbeklitepe, Bahreyn’in başkenti Manama’da gerçekleştirilen toplantıda kalıcı listeye alındı.
Dünyanın günümüze ulaşan en eski tapınma alanı olarak bilinen Şanlıurfa’daki Göbeklitepe, UNESCO Dünya Mirası Kalıcı Listesi’ne 18. kültür değerimiz olarak girdi.

Doğuş Grubu’nun 20 yıllığına ana sponsoru olduğu Göbeklitepe’nin daha iyi korunması için geçtiğimiz aylarda çatı koruması ve seyir terası inşa edilmişti.

Tarihi alanda neolitik döneme ait boyları 6 metreyi buylan yabani hayvan figürlü dikili taşlar ve tapınak kalıntıları yer alıyor.

Konuyla ilgili Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada; “Kültür ve Turizm Bakanlığı, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu ve Bakanlığımızın yoğun çabaları sonucunda, söz konusu başvurunun kabulüyle ülkemizin UNESCO Dünya Miras Listesi’ne tescilli alanlarının sayısı 18’e yükselmiştir” ifadesi yer aldı.
Devamı hakkındaGöbeklitepe UNESCO Miras Listesi’ne 18’den Girdi

Arkeo-TR ekibine henüz katılmamış yazarlarımızdan yazılar.
Keyifli okumalar.

“Bell Beaker” Formu Işığında Avrupa’daki Geç Neolitik Göçleri

Geç Neolitik Dönemde, Avrupa’nın birçok yerinde mezar armağanı olarak kullanılan yeni bir çömlek biçimi ortaya çıkar. Çan biçimli bu çömlek formu oldukça karakteristik, süslü çan çanakları (bell beaker) olarak bilinir ve İspanya’dan Macaristan’a, Kuzeybatı Avrupa’da Britanya’ya kadar görülür.

Genetik bilimciler ve arkeologların ortak çalışmasıyla “bell beaker” olarak literatüre geçen bu form ile Neolitik Dönem göçü arasındaki ilişki saptanmaya çalışılmış; bu kapların çıktığı mezarlardaki iskeletlerin DNA örnekleri karşılaştırılmıştır.

Araştırma ekibinden Münih Ludwig-Maximilians Universitesi (LMU) Tarih Öncesi ve Protohistorik Arkeoloji Enstitüsü Profesörü Philipp Stockhammer’e göre Batı ve Orta Avrupa’daki bulgular Neolitik Dönem göçleri ya da dönem içerisindeki dini inancın yayılımına işaret etmezken Britanya’daki bulgularda göçe ilişkin izler bulunmaktadır.

Devamı hakkında“Bell Beaker” Formu Işığında Avrupa’daki Geç Neolitik Göçleri

“Işık Ülkesi”nde doğdu. Bilgisayar, internet ve teknoloji dünyasından artan zamanlarda yarım zamanlı arkeolog.

Stonehenge’den Piramitlere Eski İnsanların Astronomi Sırları

Bugün, tarih öncesinde insanların piramitler ve benzeri anıtsal yapıları nasıl inşa edip yönlendirebileceğini hayal etmeye çalışıyoruz. Ve bununla ilgili birçok varsayımlarda bulunuyoruz.

Bazıları tarih öncesi insanların bunu yapmak için bazı matematiksel bilgilere ve bilimlere sahip olmaları gerektiğini düşünürken işin kolayına kaçanlar uzaylıların onlara nasıl yapılacağını gösterdiklerini düşündüler.

Geçmişte insanların gökyüzünü nasıl anladığını ve nasıl bir kozmoloji geliştirdiğini gerçekten biliyor muyuz?

Astronomi, arkeoloji, antropoloji ve etno-astronomi gibi çeşitli uzmanlık alanlarının bir araya getirilerek yapılan araştırmalar bu konuda daha akılcı ve somut veriler elde ediyor.

Mısır piramitleri, en etkileyici antik anıtlardandır ve bazıları çok hassastır. Mısır bilimci Flinder Petrie, 19. yüzyılda Giza piramitlerinin ilk yüksek hassasiyetli araştırmasını gerçekleştirdi.

Piramitlerin üslerinin dört kenarından her birinin, bir derecenin dörtte biri kadar bir kardinal yöne doğru olduğunu buldu.

Fakat Mısırlılar bunu nasıl biliyordu?
Devamı hakkındaStonehenge’den Piramitlere Eski İnsanların Astronomi Sırları

Arkeo-TR ekibine henüz katılmamış yazarlarımızdan yazılar.
Keyifli okumalar.

Carrowkeel’deki Kazılar İrlanda Neolitik İnsanının Cenaze Ritüellerine Işık Tutuyor

İrlanda’nın kuzeybatısındaki County Sligo’daki Carrowkeel’de 5000 yıllık Mezar Kompleksindeki kazılar, İrlanda neolitiği hakkında yeni bulgular ortaya koyuyor. Avrupa’daki en etkileyici Neolitik ritüel mezarlarından biri olan kompleks, şimdiye dek gizemini koruyordu. Araştırmacılar, yaklaşık 7 mezardan çıkarılan yanmış – yanmamış kemiklerin 40 ayrı insana ait olduklarını tespit ettiler.

Bioarchaeology International Dergisi’nde yayınlanan bulgular, bölgedeki 100 yıllık çalışmanın ve son derece modern analizlerle elde edilen yakın tarihli çalışmaları içeriyor.

Otago Üniversitesi Anatomi Anabilim dalı araştırmacılarının yaptığı çalışmalar sonucu elde edilen bulgularla ilgili Dr Jonny Geber, “Omuz, dirsek, kalça ve ayak bileği gibi büyük eklemler etrafındaki tendon ve ligament yerinde taş aletlerden kaynaklanan kesik izlerin göstergelerini bulduk” diyor.
Dr Geber, yeni kanıtların Carrowkeel’de karmaşık bir mezar ayininin yapıldığını ve bu cenaze ritüelinin vücudun “yapısızlaştırılmasına” özel bir odak noktası yerleştirdiğini söylediğini ileri sürüyor.
“Bu, ölülerin cesetlerinin, ölü yakma ve parçalanma da dahil olmak üzere, akrabaları ve toplulukları tarafından çeşitli biçimlerde işlenmesini gerektirir gibi görünmektedir Muhtemelen ölülerin ruhlarının varlıklarının sonraki aşamalarına ulaşmasına yardımcı olmak amacıyla yapılmıştır .”
Devamı hakkındaCarrowkeel’deki Kazılar İrlanda Neolitik İnsanının Cenaze Ritüellerine Işık Tutuyor

“Işık Ülkesi”nde doğdu. Bilgisayar, internet ve teknoloji dünyasından artan zamanlarda yarım zamanlı arkeolog.

Çatalhöyük’te Metalürjinin Keşfi Bir Rastlantı Mıydı?

Uluslararası arkeologlardan oluşan bir ekip, Çatalhöyük’teki Geç Neolitik Çağ’da yapılan ilk bakır eritme olayıyla metalürjinin keşfedildiği iddiasını çürütür nitelikte bulgular elde etti.

Çatalhöyük’te Metalürjinin Keşfi Bir Rastlantı Mıydı?

Arkeologlar yıllardır metalurjinin kökeni konusunda farklı görüşleri ortaya atıyor. Metalürji, Dünyanın farklı bölgelerinde, farklı zamanlarda mı ortaya çıkmıştı? Ya da sadece tek bir yerde ortaya çıkmış ve daha sonra dünyanın diğer bölgelerine mi yayılmıştı?

Metalurjinin tek bir yerde keşfedildiği görüşünü destekleyenler, en büyük aday olarak Türkiye’nin İç Anadolu bölgesinde yer alan 8500 yıllık Çatalhöyük’ü işaret ediyordu. Ve Çatalhöyük’te, metal işlemenin yan ürünü olan cüruflar da bunu destekliyordu.

Fakat bu bakır cüruflarına yapılan yeni analizler, bunların, cevherden sağlam metal yapmak için yapılan bilinçli bir girişim ile değil, yanlışlıkla yanmış olabileceğine işaret ediyor.
Devamı hakkındaÇatalhöyük’te Metalürjinin Keşfi Bir Rastlantı Mıydı?

“Işık Ülkesi”nde doğdu. Bilgisayar, internet ve teknoloji dünyasından artan zamanlarda yarım zamanlı arkeolog.