Mısır Belgelerindeki İşgalci “Gizemli Deniz İnsanları” Anadolu’nun Yerli Halkları Mı?

Afyon yakınlarında 1878’de bulunan Luwi dilindeki hiyeroglif deşifre edildi. Hollandalı ve İsviçreli bir grup arkeloğun yaptığı araştırma Bronz Çağı’nın sonlanmasında payı olan ve antik Mısır belgelerinde “gizemli deniz insanları” olarak geçen denizden gelen işgalcilerin Anadolu’nun yerli halkları olduğunu ortaya çıkardı.

Hollandalı ve İsviçreli arkeologlar yazıtın ‘Akdeniz arkeolojisinin en büyük bulmacalarından birine’ yanıt sağlayabileceğini belirtiyor.

1878’de 35 cm yüksekliğindeki kireçtaşı yazıt, Afyonkarahisar’ın 34 km kuzeyindeki Beyköy köyünde bulundu.

Fransız arkeolog George Perrot, köylüler kireç taşını bir caminin temelinde inşaat malzemesi olarak kullanmak için götürmeden önce üzerinde yazılanları kopya etti.

Bronz çağından kalan en uzun hiyeroglif olduğu belirtilen yazıt dünyada sadece birkaç kişi tarafından okunabilen Luwi dilinde.

Çalışma grubunda Luwi dilini dünya üzerinde okuyabilen 20 kişiden biri olan Dr. Fred Woudhuzien de bulunuyor.
Devamı hakkındaMısır Belgelerindeki İşgalci “Gizemli Deniz İnsanları” Anadolu’nun Yerli Halkları Mı?

“Işık Ülkesi”nde doğdu. Bilgisayar, internet ve teknoloji dünyasından artan zamanlarda yarım zamanlı arkeolog.

Trigonometriyi Babilliler Yunanlılardan Önce Mi Buldu?

New South Wales Üniversitesi araştırmacıları, 3700 yıllık Babylon kil tableti Plimpton 322’nin amacını keşfetti.
Araştırmacılar plimpton 322’nin, saray, tapınak ve kanal inşa etme yöntemlerini hesaplamak için kullanılan dünyanın en eski ve en doğru trigonometrik masası olduğunu ortaya çıkardı.

Yeni araştırmalara göre Babilliler, Yunanlıların trigonometriyi keşfinden 1000 yıl önce bu hesapları kullandı. Yani Babilliler, trigonometriyi Yunanlılardan 1000 yıl önce bulmuştu.

M.Ö. 120’de yaşayan Yunan filozof Hipparchus, geleneksel olarak trigonometrinin kurucusu olarak biliniyor. Ancak Plimpton 322’deki trigonometri, Hipparchus çalışmalarından 1000 yıl öncesine dayanıyor.

Plimpton 322 olarak bilinen küçük tablet, 1900’lü yılların başında arkeolog, akademisyen, diplomat ve antikacı olarak bilinen Edgar Banks (Indiana Jones karakterinin temel alındığı kişi) tarafından Irak’ın güneyinde keşfedildi.
Devamı hakkındaTrigonometriyi Babilliler Yunanlılardan Önce Mi Buldu?

“Işık Ülkesi”nde doğdu. Bilgisayar, internet ve teknoloji dünyasından artan zamanlarda yarım zamanlı arkeolog.

Kudüs’ün Babil’de Tahrip Edildiğine Dair David Şehrindeki Bulgular

Kudüs’ün Babillilerce tahribatının kanıtları, İsrail Eski Eserler Kurumu tarafından Kudüs Duvarları Milli Parkı’nda yürütülen kazılarda, David Şehri’nde belgelendi.

Kazılar, David Şehri’nin doğu yamacında yoğunlaşmış, kayalıklarla kaplı alanda 2.500 yıllık yerleşim yerleri açığa çıkarılmıştır. Kaya gövdesi içinde ortaya çıkan buluntular arasında kömürleşmiş ahşap, üzüm çekirdekleri, çanak çömlek parçaları, balık ölçekleri ve kemikleri gibi eserler yer alıyor.

Bu bulgular, Yahudi Krallığının başkenti olan Kudüs’ün zenginliğini ve karakterini tasvir ediyor ve kentin yok oluşunun Babil’lerin elinden olmasına kanıt olarak gösteriliyor.

Kazının en belirgin bulguları arasında tahıl ve sıvı depolamak için kullanılan çanak çömlekler damga mühürlerdir. Bulunan mühürlerden birinin üzerinde altı yapraklı bir gül ve rozet bezemesi var.
Devamı hakkındaKudüs’ün Babil’de Tahrip Edildiğine Dair David Şehrindeki Bulgular

“Işık Ülkesi”nde doğdu. Bilgisayar, internet ve teknoloji dünyasından artan zamanlarda yarım zamanlı arkeolog.

Tell Tayinat’ta 3000 Yıllık Kadın Heykeli Bulundu

Hatay’da, Tell Tayinat Höyüğü’nde, Kanada Toronto Üniversitesi’nden Prof. Dr. Timothy Harrison başkanlığındaki kazılarda, MÖ 9. yüzyıldaki Geç Hitit Dönemi’ne ait olduğu belirlenen bir kadın heykeline ulaşıldı.

Baş ve gövdeden oluşan, bir kısmı parçalanan heykelin, antik dönemde parçalanarak bu şekilde atıldığı düşünülürken Prof. Dr. Timothy Harrison, “Heykelin orijinal boyutunun 4-5 metre olduğunu düşünüyoruz. Heykelin çok sayıda parçası da bulundu. Bir restorasyon projesine başlayacağız. Umuyorum ki önümüzdeki günlerde heykelin tamamlanmış halini sunabileceğiz. Tabi bu heykelin kim olduğunu ve neden böyle parçalanarak atıldığını çok merak etmekteyiz. Bununla ilgili 3 fikrimiz var. Bu heykelin aynı yerde bulunmasından dolayı Kral Şuppiluliuma’nın eşi olma ihtimali oldukça fazla. Anadolu tanrıçası Kubaba’nın heykeli olabilir ancak bu heykel, ikonografik olarak bakıldığında daha çok bir insanı andırıyor. Son olarak da kraliyet ailesinin ilk atası ya da aileden bir soyluya ait olabilir, bu da bir ihtimal” şeklinde açıklama yaptı.


Devamı hakkındaTell Tayinat’ta 3000 Yıllık Kadın Heykeli Bulundu

“Işık Ülkesi”nde doğdu. Bilgisayar, internet ve teknoloji dünyasından artan zamanlarda yarım zamanlı arkeolog.

Rosh Ha-Ayin Yakınlarında 2.700 Yıllık Su Sistemi Keşfedildi

IAA kazı direktörü Gilad Itach, “Antik çağda, yağmur suyu toplama ve saklaması temel bir zorunluluktu. Yılda yağan yağış miktarı 500 mm’nin altında olan bölgenin kış yağmurlarının bir şekilde rezerve edilmesi gerekiyordu.” şeklinde açıklama yaparken bulunan su sistemi 20 m uzunluğunda ve 4 m derinliktedir. Kazılar rezervuarın yaklaşık 50 m uzunluğunda duvarları olan bir binanın altında […]

3000 Yıllık Kumaş Parçası Levant Tekstiline Işık Tutuyor

Tel Aviv Üniversitesi arkeologları, İsrail çölünde bulunan kumaş örneklerinin, bölgede bitki esaslı tekstil boyamacılığıyla ilgili en erken kanıtları sunduklarını ortaya çıkardı. Arava Çölü’ndeki Timna’da bakır cevheri bölgesinde bulunan ve M.Ö. 13.-10. Yüzyıllara tarihlenen kumaş örneği bölgedeki tekstil boyamacılığı ve ticaretine yeni bir bakış açısı getirdi. Yünlü ve keten parçalar sofistike bir tekstil endüstrisine ışık tutuyor […]

Yandex.Metrica