Rosh Ha-Ayin Yakınlarında 2.700 Yıllık Su Sistemi Keşfedildi

IAA kazı direktörü Gilad Itach, “Antik çağda, yağmur suyu toplama ve saklaması temel bir zorunluluktu. Yılda yağan yağış miktarı 500 mm’nin altında olan bölgenin kış yağmurlarının bir şekilde rezerve edilmesi gerekiyordu.” şeklinde açıklama yaparken bulunan su sistemi 20 m uzunluğunda ve 4 m derinliktedir. Kazılar rezervuarın yaklaşık 50 m uzunluğunda duvarları olan bir binanın altında […]

3000 Yıllık Kumaş Parçası Levant Tekstiline Işık Tutuyor

Tel Aviv Üniversitesi arkeologları, İsrail çölünde bulunan kumaş örneklerinin, bölgede bitki esaslı tekstil boyamacılığıyla ilgili en erken kanıtları sunduklarını ortaya çıkardı. Arava Çölü’ndeki Timna’da bakır cevheri bölgesinde bulunan ve M.Ö. 13.-10. Yüzyıllara tarihlenen kumaş örneği bölgedeki tekstil boyamacılığı ve ticaretine yeni bir bakış açısı getirdi. Yünlü ve keten parçalar sofistike bir tekstil endüstrisine ışık tutuyor […]

Pers Kralı Büyük Kyros´un Doğumu ve Tahta Geçmesi

Med kralı Astyages’in Mandane adında bir kızı vardı. Astyages rüyasında kızın tüm Asya’yı kaplayacak kadar çok işediğini gördü. Rüya yorumcularının açıklamasına dayanarak Astyages kızı evlenme çağına geldiğinde bir Pers olan Kambyses’e verdi ki Astayges bir Persi çok aşağı görüyordu. Bu evliliğin birinci yılında Astyages bir rüya daha gördü: kızın döl yatağından bir asma filizleniyor ve tüm Asya’yı kaplıyordu. Astyages bu rüyadan doğacak çocuğun kendi yerini alacağı yorumunu çıkarmıştı bu nedenle doğum yaklaştığında kızını yanına aldı ve çocuk doğar doğmaz onu öldürmesi için Harpagos’a verdi. Harpagos çocuğu kendi öldürmeyip Astyages’in sığırtmaçlarından biri olan Mithridates’e verdi. Sığırtmaç kendisi gibi köle olan bir kadınla yaşıyordu ve kadın yeni ölü doğum yapmıştı ve ölü doğan bebekle Harpagos’tan aldığı bebeği değiştirdi. Böylece ileride Büyük Kyros olacak olan Mandane’nin oğlu ölümden kurtulmuş oldu.
Devamı hakkındaPers Kralı Büyük Kyros´un Doğumu ve Tahta Geçmesi

Pers Askeri Yapılanması

Kyros döneminde askeri birlikler her askerin kendi donanımını sağladığı belli bir serveti önkoşan bir ordu olarak düşünülmelidir. Bu birlik için Persçe “kara” kelimesi kullanılmaktaydı. Egemenlik alanının genişlemesinden sonra Persli kara, büyük kralın ordusunun temelini oluşturdu ancak içinde özellikle Medlerin ve Doğu İran kavimlerinin temsilcilerinin bulunduğu sürekli bir orduya (hareket ordusu) dönüştürüldü. Koşullar gerektirdiğinde diğer uyruktan halklar bu çekirdek birliği tamamlıyordu. Sürekli Orduya Medce “spada” adı verildi ve bu ordu savaşa arabaları savaşçılarının yanı sıra at üzerinde ve deve üzerinde süvarilerden, mızrak taşıyıcılardan ve ok atıcılardan oluşmaktaydı. Bunlar özel durumlarda özel düşmanlara karşı kullanılırlardı.
Devamı hakkındaPers Askeri Yapılanması

Hitit Çanak Çömleğinin Genel Özellikleri

Hitit çanak çömleği hiç kuşku yok ki Asur Ticaret Kolonileri Çağı’nda Orta Anadolu’da oluşturulan gelenekten etkilenmiştir. Eski Hitit Krallığı Dönemi’nden itibaren çömlekçi ustaları eski geleneklere bağlı kalmış, bunun yanı sıra yeni bir çömlekçilik türü de ortaya çıkarmışlardır.

Hitit yazılı belgelerinden öğrendiğimize göre Hitit çömlekçileri saraya ya da tapınaklara bağlı olarak çalışan erkek personeldir.

Eski Hitit Krallığı Dönemi çanak çömleği genellikle çarkta yapılmıştır. Ağırlıklı olarak tek renkli (monokrom) kaplar görülür. Bunlar parlak devetüyü renginde ve kırmızının tonlarındadır. Bunun yanı sıra geometrik ve çizgisel motiflerin uygulandığı boya bezekli örnekler de vardır.
Devamı hakkındaHitit Çanak Çömleğinin Genel Özellikleri

Hitit Mimarisinin Genel Özellikleri

Kyklobik taşlardan oluşan anıtsal mimarinin Anadolu’daki yaratıcıları olarak kabul edilen Hititler kentlerini surlarla çevirmişlerdir. Surlar genel olarak yapay oluşturulmuş bir yığma toprak üzerine, kimi zaman da kayaya oyulmuş yataklar içine (Büyükkale’yi çeviren surların kuzey ve doğu kesimleri) sandık duvar (kazemat) tekniğinde inşa edilmişlerdir. Toprak yığmaların eğik yüzeyleri kimi zaman taşlarla örülerek toprağın kayması ve dış yüzeylerden duvara tırmanma önlenmiştir. Dikdörtgen kulelerle desteklenen surların altında “potern” adı verilen geçitler yer almaktaydı (Anadolu topraklarındaki en eski potern Alişar’da ortaya çıkarılmıştır). Bunların en büyüğü Yerkapı’nın altındadır: Sur bedenine dikey olarak yerleştirilmiş olup 71 m. Uzunlukta ve 12 m. derinliktedir. Kuleler sur bedeni içinde yer almaktaydı.

Devamı hakkındaHitit Mimarisinin Genel Özellikleri

Yandex.Metrica