Mezolitik Dişler Balık ve Sebze Tüketiyordu

Mezolitik döneme ait bir insana ait dişlerin incelenmesi sonucu, dönem insanının beslenme alışkanlıklarının günümüz insanından çok da farklı olmadığını ortaya koydu.
Roma Sapienza Üniversitesi arkeologları tarafından yapılan araştırmalarda Adriyatik ve Akdeniz avcılarının yaşam tarzına dair önemli bulgular elde edildi.

Araştırma ekibi, dişler üzerindeki araştırmalarında diş plağı ya da tartarı içindeki fosilleşmiş deniz ürünü ve bitkisel malzemeyi incelediler. İncelemeler sonunda balık pulu kalıntıları, Mezolitik Çağ Akdeniz insanının deniz ürünleri tükettiğini gösterdi. Devamı hakkındaMezolitik Dişler Balık ve Sebze Tüketiyordu

İsveçliler Demir Çağı’ndan Beri Bira İçiyorlar

İsveç Lund Üniversitesi arkeologları, fosilleşmiş çimlendirilmiş tanelerin Nordik bölgesindeki erken bira üretimi için üretildiğini saptadı. İsveç’in güneyindeki Uppåkra’da yapılan bulgular, büyük ölçekli bir bira üretimine işaret ediyor.

Arkeobotanikçi Mikael Larsson, “Yerleşimin ayrı bir bölümünde yer alan düşük sıcaklık fırınlı bir alanda fosilleşmiş malt bulduk . Bulgular MÖ: 600-400’lü yıllara işaret ediyor. Bu da onları İsveç’teki bira üretiminin ilk kanıtlarından biri haline getiriyor” diyor.

Larsson, “Biz genellikle tahıl tanelerini arkeolojik alanlarda buluyoruz, ama çok nadiren işlendikleri yerlerden. Bu yüzden düşük sıcaklıklı bir fırının çevresinde bulunan bu çimlenen taneler bira yapmak için maltlık olduklarını gösteriyor”.
Devamı hakkındaİsveçliler Demir Çağı’ndan Beri Bira İçiyorlar

Afrika’nın Unutulmuş Harikaları: Kush Krallığı Piramitleri

Kahire’deki büyük Giza piramidi antik çağın yedi harikalarından biri olarak kabul edilir. Ama Nil Nehri’nin güneyine doğru ilerleyince bugünkü Sudan olarak bilinen topraklarda Kush Krallığı’na ait binlerce unutulmuş piramit vardır.

Kush Krallığı günümüzde Ortadoğu olarak bilinen bölgeye kadar yayılan Afrikalı bir süper güçtü. Krallık yüzlerce yıl yaşadı ve Milattan Önce 8. yüzyılda Mısır’ı işgal ederek o yüzyılın büyük kısmında yönetti. Krallık’tan geriye kalanlar oldukça etkileyici. Bu piramitlerin 300’ü hala bozulmamış ve yaklaşık 3 bin yıldır el değmemiş.En iyi örneklerini Kuzey Sudan’da BM’nin kültür birimi UNESCO tarafından dünya mirası ilan edilen Jebel Barkal’da görebilirsiniz.

Burada piramitler, mezarlar, tapınaklar ve duvarları sahnelerle ve yazılarla süslenmiş gömü odaları bulunuyor. UNESCO bu eserleri “2 bin yıldan fazla bir süre önce bir grup insanın sanatsal, sosyal, siyasi ve dini değerlerini gösteren yaratıcı deha” olarak tanımlıyor. Devamı hakkındaAfrika’nın Unutulmuş Harikaları: Kush Krallığı Piramitleri

“Bell Beaker” Formu Işığında Avrupa’daki Geç Neolitik Göçleri

Geç Neolitik Dönemde, Avrupa’nın birçok yerinde mezar armağanı olarak kullanılan yeni bir çömlek biçimi ortaya çıkar. Çan biçimli bu çömlek formu oldukça karakteristik, süslü çan çanakları (bell beaker) olarak bilinir ve İspanya’dan Macaristan’a, Kuzeybatı Avrupa’da Britanya’ya kadar görülür.

Genetik bilimciler ve arkeologların ortak çalışmasıyla “bell beaker” olarak literatüre geçen bu form ile Neolitik Dönem göçü arasındaki ilişki saptanmaya çalışılmış; bu kapların çıktığı mezarlardaki iskeletlerin DNA örnekleri karşılaştırılmıştır.

Araştırma ekibinden Münih Ludwig-Maximilians Universitesi (LMU) Tarih Öncesi ve Protohistorik Arkeoloji Enstitüsü Profesörü Philipp Stockhammer’e göre Batı ve Orta Avrupa’daki bulgular Neolitik Dönem göçleri ya da dönem içerisindeki dini inancın yayılımına işaret etmezken Britanya’daki bulgularda göçe ilişkin izler bulunmaktadır.

Devamı hakkında“Bell Beaker” Formu Işığında Avrupa’daki Geç Neolitik Göçleri

Stonehenge’den Piramitlere Eski İnsanların Astronomi Sırları

Bugün, tarih öncesinde insanların piramitler ve benzeri anıtsal yapıları nasıl inşa edip yönlendirebileceğini hayal etmeye çalışıyoruz. Ve bununla ilgili birçok varsayımlarda bulunuyoruz.

Bazıları tarih öncesi insanların bunu yapmak için bazı matematiksel bilgilere ve bilimlere sahip olmaları gerektiğini düşünürken işin kolayına kaçanlar uzaylıların onlara nasıl yapılacağını gösterdiklerini düşündüler.

Geçmişte insanların gökyüzünü nasıl anladığını ve nasıl bir kozmoloji geliştirdiğini gerçekten biliyor muyuz?

Astronomi, arkeoloji, antropoloji ve etno-astronomi gibi çeşitli uzmanlık alanlarının bir araya getirilerek yapılan araştırmalar bu konuda daha akılcı ve somut veriler elde ediyor.

Mısır piramitleri, en etkileyici antik anıtlardandır ve bazıları çok hassastır. Mısır bilimci Flinder Petrie, 19. yüzyılda Giza piramitlerinin ilk yüksek hassasiyetli araştırmasını gerçekleştirdi.

Piramitlerin üslerinin dört kenarından her birinin, bir derecenin dörtte biri kadar bir kardinal yöne doğru olduğunu buldu.

Fakat Mısırlılar bunu nasıl biliyordu?
Devamı hakkındaStonehenge’den Piramitlere Eski İnsanların Astronomi Sırları

Uzak Yunan Adası’nda Erken Kiklad Bronz Çağı Keşifleri

Cambridge Üniversitesi’nin Keros Adası’ndaki Naxo’nun güneydoğusunda Cyclades’in güneydoğusunda yerleşik bir Yunan adasındaki kazıları, daha önce bilinmeyen karmaşık bir dizi anıtsal yapı ve teknolojik sofistike yapı keşfetti.

Arkeologlar, Bronz Çağında, deniz seviyesi değişiklikleri nedeniyle küçük bir adacık üzerinde oturan bir çıkıntıda bulunan Dhaskalio’nun Keros yerleşimini keşfediyorlar.

Keros, 4,500 yıl öncesine dayanan ritüel faaliyetler için biliniyordu. Ancak Dhaskalio’daki en son buluşlar, burunların neredeyse tamamen Naxos’tan ithal taş kullanan anıtsal yapılarla kaplandığını ortaya koyuyor.

Bir jeolojik piramit şeklini oluşturan burun, Ege’nin hakim manzarası eşliğinde doğal bir liman gibi davrandı. Dhaskalio halkı, bir dizi teraslanmış duvar yaratarak bu piramit benzeri görünümün sınırlarını daha da geliştirdi.

Dhaskalio’da, Miken saraylarından 1000 yıl öncesine dayanan ve yerleşimin mimari olarak planlandığını öne süren karmaşık bir drenaj sistemi bulduğunda, teknolojik gelişmişliği gözler önüne serildi.

Excavations underway on Dhaskalio, off Keros. Image credit: Cambridge Keros Project
Devamı hakkındaUzak Yunan Adası’nda Erken Kiklad Bronz Çağı Keşifleri