Dor Düzeni

Antik mimaride kullanılan düzenlerin en eskisi olup M.Ö. VI. yy. da başlamıştır. Başlangıçta yapı malzemesi olarak ahşap kullanılmış daha sonra taş mimariye geçilmiştir. Taş mimariye geçilen ilk dönemlerde çatı geisondan itibaren ahşaptan yapılmaya devam etmiştir.

Dor düzeninin uygulandığı tapınak yapımına yapının temeli olan stereobat ile başlanır. Stereobat toprağın altında kalan kısmı olup üst yapı çiziminde görülmez.

Stereobat’ın üzerinde üst yüzeyi toprak seviyesinde düzleme tabakası olan euthynteria bulunur.

Euthynteria üzerinde krepis adı verilen basamamaklardan oluşan ve tapınağın oturduğu platformu çevreleyen krepidoma bulunur.

Stylobat, sütunların ve cella duvarının döşeme yüzeyidir. Dor düzeninde sütunlar kaidesizdir ve doğrudan stylobat üzerine yerleşir.

Dor düzeninde sütun gövdesi, kasnakların üst üste konmasıyla oluşur. Sütun gövdeleri aşağıdan yukarıya doğru incelerek yükselir. Sütun yüksekliği sütun alt çapının katlarına bağlıdır. Sütun gövdesinin orta kısmında optik yanılsamanın düzeltilmesi için enthasis adı verilen bir şişkinlik bulunur. Enthasis esas olarak Arkaik Dönem’de görülür. Klasik Dönem’de daha az görülür, Hellenistik Dönem’de ise hemen hiç görülmez.

Sütun gövdelerindeki yivlere kannelur denir. Hellenistik Dönem’de sütunun alt bölümü düz bırakılmış geri kalana kasnaklar yivlendirilmiştir.

Sütun başlığı ekhinus ve abakus olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır. Ekhinus’un sütunla birleştiği yerde bulunan ve genellikle dört adet olan yatay çizgiye ekhinus anuli veya bilezik denir. Ekhinus yastık biçiminde dış bükey kesitli silme görünümdedir. Arkaik Dönem’de ekhinus yayvandır. Zamanla yayvanlığı azalarak dikleşmiş başlık daha sert bir görünüm almıştır. Ekhinus’un üzerinde bulunan abakus, dörtgen bir levha biçiminde olup üst yapıyı taşıyan bir öğedir.

Architrav (baştaban, epistylon) dor düzeninde düzdür.

Architrav’ın üzerinde taenia denilen silme, taeniaya alttan bitişik olan ve damlaya benzeyen üzerinde damlacık olarak da bilinen guttaelerin bulunduğu aralıklı dar levhalar biçimindeki regula yer alır.

Taenia üzerinde metop ve triglyphten oluşan triglyphon kısmı bulunur. Triglyphler ortada iki tam olukla bunların iki yanında bulunan iki yarın oluktan oluşur. İki triglyph arasındaki kısma metop denir. Metop kabartmalı, kabartmasız, boyalı ya da boyasız olabilir. M.Ö. II. yy.da her iki sütun ekseni arasına üç metop sistemi uygulanmıştır. Triglyphon üzerinde geisonun alt yüzeyinde yer alan ve üzerinde mutulu guttae bulunan mutulus denilen levhalar yer alır.

Çatı geisonla başlar. Geison çıkıntı yapan saçak kornişi olup yatay ve dikey olmak üzere iki silmeden oluşmaktadır. Bunun üzerinde yağmur oluğu görevini gören sima gelir. Sima üzerinde yağmur suyunu bina duvarından daha uzağa akıtmak için çörten denilen kısa bir oluk yer alır. Çörten genellikle aslan başı biçiminde yapılmıştır.

 

 

Facebook Comments
Paylaşmak güzeldir!

Yazar: vinifera

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir