Hierapolis’te İki Tiyatro Daha Bulundu

Hierapolis Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Francesco D’Andria, Hierapolis’te bu sene yaptıkları kazılar sırasında, 2 tiyatro daha bulduklarını belirterek, “Pamukkale’de ikisi kutsal olmak üzere 4 tiyatro var” dedi.

Vali Yavuz Erkmen, 2009 yılı Hierapolis Antik Kenti kazı ve restorasyon çalışmalarını yerinde incelemek üzere Pamukkale’ye gitti. Hierapolis Antik Kenti Kazı Evi’ni ziyaret eden Vali Erkmen’e, Hierapolis Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Francesco D’Andria tarafından 2009 yılı içinde yürütülen kazı ve restorasyon çalışmaları hakkında bilgi verildi.

Vali Yavuz Erkmen’in inceleme gezisine İl Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet Korkmaz ve Pamukkale Arkeoloji Müzesi Müdürü Hüseyin Baysal da eşlik etti.

2009 yılında Hierapolis’te yürütülen kazı ve restorasyon çalışmaları hakkında bilgi veren Hierapolis Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Francesco D’Andria, bu yıl iki ay kazı çalışması yaptıklarını ve kazıyı 8 farklı üniversiteden 75 kişilik bir ekiple yürüttüklerini söyledi. D’Andria, “Bu sene 14 yerde kazı yaptık. Her ekibin başında bir profesör arkadaşımız var. Bu yılki kazılarda 4 metre yüksekliğinde Apollon heykeli bulduk. Ayrıca iki tiyatro daha bulduk. Pamukkale’de ikisi kutsal olmak üzere 4 tiyatro oldu. Bir diğer ortaya çıkardığımız buluntu da kutsal kaynak su yapısı. İki bin sene önce nereden termal su çıkıyordu artık onu biliyoruz. Yapılacak bir proje ile bulduğumuz antik havuzlar ve kaynaklar tekrar kullanılabilir hale gelebilir” diye konuştu.

Vali Yavuz Erkmen, kazı çalışmalarını yürüten tüm kazı ekibine yaptıkları çalışmalardan dolayı teşekkür ederek, “Bu yıl çok önemli bir buluntu bulundu ve antik tiyatronun ayağa kaldırılması için önemli adımlar atıldı. Antik Tiyatro ilgili projemiz Koruma Kurulu’ndan geçti ve yılsonu gelmeden bürokratik işlemleri bitirip ihalesini yapmayı planlıyoruz” dedi. Hierapolis’teki eserlerin ayağa kaldırılmasının turist sayısında önemli bir artışa neden olacağını da vurgulayan Vali Erkmen, eserler ayağa kalktıkça buraları görmek isteyen turistlerin ve dolayısıyla turizmden elde edilecek gelirin artacağını ifade etti.

Antik Kilise’ye ulaşımı kolaylaştıracak olan köprüye de değinen Vali Erkmen, 14 metre uzunluğundaki köprü projesinin, Koruma Kurulu’ndan geçmesi halinde, köprünün yapımının önümüzdeki turizm sezonuna yetiştirileceğini ve ziyaretçilerin bu köprüyü kullanabileceklerini söyledi.

Kazı evinin ardından bu yılki kazılarda ortaya çıkartılan tiyatrolar ve çeşme alanında da incelemelerde bulunan Vali Erkmen, ortaya çıkartılan eserler hakkında Prof. D’Andria’dan bilgi aldı. İşte Hierapolis’te bu yılki kazılarda ortaya çıkarılan eserler hakkında Prof. Dr. D’Andria’nın verdiği bilgiler:

Bu yılki kazı sezonu önemli sonuçlar elde edildi. Bulunan önemli buluntulardan bir tanesi büyük boyutlu Apollon heykelidir. Yaklaşık 4 metre boyunda olan heykel Tanrı Apollon’u temsil etmektedir. Apollon, taht üzerinde oturmuş bir şekilde tasvir edilmiştir. Heykel, Apollon kutsal alanı yakınında bulunmuştur. Heykel, tapınağın içinde yer alan kült heykelidir. Heykel, antik dönemde Hierapolisliler ve kehanet için gelen hacıların ziyaret ettikleri alanda yer almaktaydı. Heykel İ.S. I. yüzyıla yani imparator Tiberius dönemine ya da İ.S. 5. yüzyıla tarihlendirilebilir. Türkiye’de ve tüm Akdeniz’de büyük boyutlu heykellere çok az rastlanmaktadır. En yakın karşılaştırma Klaros Antik Kenti’nde bulunan kutsal alandan üç adet heykeldir ve bu heykeller 7 metre boyutunda olup Apollon, Artemis ve anneleri Latona’yı tasvir etmektedir. Başka büyük boyutlu heykeller kısa bir zaman önce Sagalasos’ta bulunmuş olup imparatorlar Adrianus, Marcus Aurelius ve Faustina’a aittirler.

Apollon kutsal alanı yanında kutsal kaynak su yapısı bulunmuştu. Antik kentin zenginliklerinden bir tanesi olan termal kaynak su, kentin tam ortasında, kalbinde bulunmaktadır. Kaynağın çıktığı yerde, traverten bloklar ile kemer yapılmıştır. Yanında iki havuz bulunmaktadır ve bu havuzlar antik dönemdeki hacılar tarafından çeşitli hastalıklara tedavi amacı ile kullanılmaktaydı. Tam merkezde, yapının ortasında yuvarlak plan formunda bir ‘tholos’ bulunmaktadır. İ.S. I. yüzyıla tarihlenen bu yapı, çok iyi işlenmiş mermer rölyeflere sahiptir. Kazılar antik dönem termal hamam yapısını ortaya çıkardı diyebiliriz. Aynen günümüzde Pamukkale termal olarak adlandırılan yerde, her gün yüzlerce turist yüzme amacı ile havuza girmektedir. Antik döneme ait olan termal havuzlar, su sistemleri, kanalizasyonlar proje yapılarak iki bin yıl önceki gibi günümüzde kullanılabilir hale getirilebilir. İngiltere’de, termal kaynak su bulunan Roma dönemi hamamında bu sistem gerçekleştirilerek hamama su verildi .

Kazılar, köprüden hemen sonra yer alan sekizgen planlı hamam üzerinde yoğunlaştı. Antik dönemde hacılar Aziz’in mezarına çıkan merdivenlerden önce yıkanıp temizlenmek amacı ile bu yapıyı kullanıyorlardı. Bu merdivenlerin sonunda muhteşem mimarlık eseri Aziz Filippus Kilisesi bulunmaktadır (İ.S.V. yüzyıl). Burada gelen ziyaretçilerin kolaylıkla ziyaretlerini gerçekleştirebilmeleri amacı ile bir köprü projesi hazırlanmıştır. Proje Aydın Koruma Kurulu’nun onayından sonra uygulamaya geçirilecektir.

Antik şehrin güneyinde yer alan, Ginnasiumda dorik portiğin restorasyon projesi hazırlanmaktadır. Frontinus kapısının üstündeki mimari elemanların restorasyon projesi çalışması devam etmektedir.

Ulusal araştırma merkezine bağlı olan bilgisayar laboratuvarında, antik şehrin 3 boyutlu olarak yapılarını gezebilme imkanını veren bir program hazırlanmıştır. Heyet tiyatro sahen binası restorasyon projesini hazırlamış, Kültür ve Turizm Bakanı tarafından İstanbul Avrupa Başkenti 2010 projesinden 1 milyon euro finansman kaynağı çıkarılmıştır. Çalışmalar ihaleden sonra başlayacaktır.

Antik dönemde Hierapolis’te yaşayan halk üzerinde DNA çalışmaları devam edecektir. Bu kemikler Roma dönemi ve Bizans dönemi mezarlarından gelmektedir. Amaç orta çağda gelen halk ile DNA’nın geçirmiş olduğu değişimi araştırmaktır. Seramik üzerinde kimyasal araştırmalar devam etmektedir. Bu şekilde üretim yerleri de tespit edilmektedir. Gas-Kromatogratif yöntemle anforaların içinde bulunan şarap, yağ, balık vb. besinler tespit edilebilmektedir. Tencereler içinde ise yapılan et, çorba vb. türde yemekler tespit edilmektedir. Yağ oranı tespit edildiğinde omega 8 balık yağını işaret etmektedir. Bu şekilde iki bin yıl önceki beslenme ve yeme kültürü hakkında bilgilerimizi artırmaktayız.

Karbonlaşmış tohumlar üzerinde yapılan analizler ile antik dönemde doğal yapı hakkında bilgiler edinilmektedir. Özelikle bu çalışmalar Apollon kutsal alanda bulunan kurban alanından ele geçen malzemeler üzerinde yapılmıştır. Bu şekilde kült inancı sırasında kullanılan doğal bitkiler hakkında da bilgiler alınmaktadır.

 

17.Eylül.2009, DenizliHaber

Facebook Comments
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Paylaşmak güzeldir!

Yazar: vinifera

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir