Mezolitik Çağ

Kas 13th, 2010 | Yazar: | Kategori: Mezolitik Çağ

IV. zamanın son buzul devrinde Avrupa’nın kuzeyindeki buzulların erimesiyle (würm buzulu) deniz seviyeleri yükselmiş, hâkim rüzgar yönlerini belirleyen alçak ve yüksek basınç merkezleri de yer değiştirmiştir. Buna bağlı olarak yağışlar artmıştır. Würm buzlunun erimesiyle Pleistosen Dönem sona ermiş ve IV. Zamanın ikinci bölümü olan bugün yaşamakta olduğumuz Holosen Dönem başlamıştır. Bitki örtüsü, hayvan toplulukları ve insanoğlu bu köklü ekolojik değişikliklere uyum sağlamıştır. İnsanoğlu kendine uygun yeni bir yaşam ve beslenme düzeni sağlama yolunda adımlar atmaya başladığı yeni bir döneme girmiştir.

Mezolitik (mesos=orta, lithos=taş) Çağ adı verilen bu dönem Paleolitik Çağ’dan Mezolitik Çağ’a geçişi hazırlayan bir ara evredir. Mezolitik Çağ insanları yaşamalarını hala avcı-toplayıcı olarak sürdürüyordu. Ancak Doğu Akdeniz kıyıları ve Güneydoğu Anadolu’da hızlı nüfus artışına paralel olarak hafif çukur tabanlı kulübeler yapan küçük topluluklar ortaya çıkmıştır. Bu nedenle Doğu Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu’daki mezolitik kültürleri ayırmak için “Epipaleolitik kültürler” tanımı kullanılır. Güneydoğu Anadolu’da Epipaleolitik Çağ’a ait buluntu yerleri Şanlıurfa ili Bozova ilçesi Biris Mezarlığı ile Söğüt Tarlası’dır. Bu iki buluntu yeri de az sayıda olmakla birlikte obsidien buluntulara rastlanmış olması hammadde ticaretinin başladığını göstermektedir.

Mezolitik Çağ’da yeni gereksinimler sonucu “mikrolit” adı verilen küçük taş aletler ortaya çıkar çakmaktaşı ve obsidienden yapılmış aletlerin yapımı Paleolitik Çağ geleneğini sürdürmektedir. Aletler hala yongalanarak biçimlendiriliyordu. Hazırlanmış bir çekirdekten küçük dilgiler halinde çıkarılmış bu aletler yarım ay, üçgen ve yamuk biçimlidir. Minik saplı kazıyıcılar, deliciler en sık rastlanan mikrolit alet türleridir. Bunların yanı sıra çakmaktaşı ve obsidien mikrolitlerin ahşap bir sapa oyulmuş yuvaya yerleştirilmesi ile oluşturulmuş oraklar bu dönemin buluntularındandır ve bu üretimde “biçme” işleminin ortaya çıktığını kanıtlamaktadır.

Bu dönemin önemli gelişmelerden biri de hala avcı toplayıcı olan bu insanların avda yardımcı olması için köpeği evcilleştirmeleri olmuştur.

Mezolitik Çağ’da görülen önemli bir yenilik de beslenmenin çeşitlenmesidir. Önceleri protein ağırlıklı bir beslenme türü hakimken bu dönemde çeşitli bitki ve köklerin beslenme alışkanlığının bir parçası olduğunu görmekteyiz. Bunun yanı sıra ortamın uygun olduğu kimi bölgelerde balıkçılık önem kazanmıştır.

Anadolu’da Mezolitik Çağ’a ilişkin buluntu veren merkezler: Antalya yakınlarında Öküzini ve Belbaşı Mağarası; Marmara Bölgesi’nde Ağaçlı, Gümüşdere, Domalı, Akçalı, Şile, Ağva, Ambarlı Deresi, Çekmece yakınları ile Gelibolu yarımadası’nda Ören Mevkii ile Akbaş Şehitliği; Burdur yakınlarında Baradız; Konya’da Pınarbaşı; Samsun’da Tekeköy; Şanlıurfa Bozova ilçesinde Biris Mezarlığı, bunun yanı sıra Birecik ve Suruç ilçelerinde çok sayıda buluntu yerine saptanmıştır.


 

Kaynakça:

Kartal, M., “Öküzini Mağarası” Arkeoatlas sayı: 1, 2002, s. 61.

Melaart, J., Yakındoğu’nun En Eski Uygarlıkları, Çev. B. Altınok, İstanbul 1988.

Özdoğan, M., “Adım Adım Yerleşik Yaşam, Mezolitik Çağ” Arkeoatlas sayı: 1, 2002, s.58-63.

Sevin, V., Eski Anadolu ve Trakya, Başlangıcından Pers Egemenliğine Kadar, İstanbul 2003.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Paylaşmak güzeldir!
Etiketler:
Henüz yorum yok.