“Kültür, doğanın yarattıklarına karşılık insanoğlunun yarattığı hemen herşeydir.” Karl Marx

Kehanet Mağarası Bulundu

Eki 3rd, 2010 | Filed under Haberler
205 Kez Okundu | Henüz yorum yok.

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Gülpınar beldesinde bulunan antik Apollon Smintheus Tapınağı’nda yürütülen kazı çalışmalarında, uzun yıllardır aranan ”kehanet mağarası ve içindeki kutsal suya” ulaşıldı.

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Özgünel başkanlığında, 1980 yılından bu yana devam eden kazılarda bu yıl ilginç veriler elde edildi.

 

 

Devamını oku…

Etiketler:

Homo Erectus

Eki 3rd, 2010 | Filed under Antropoloji
862 Kez Okundu | Henüz yorum yok.

Homo sapiens’in atası olduğuna inanılan Homo erectus yani “dik yürüyen insan” yaklaşık Pleistosen’in başlangıcından ortalarına kadar var olmuştur.

İlk Homo erectus fosili 1891 yılında Endonezya’nın Java Adası’nda Solo Irmağı’nın kıyısında Trinil kasabasının yakınlarında Eugène Dubois tarafından bulunmuştur. Dubois, dik yürümeye uyum sağlamış bacak kemikleri, modern insanın yarısından biraz daha büyük beyin kapasitesi, iri ve fırlak kaş kemerleri, yüksek olmayan kafatası, geriye kaçık alın kemiği gibi özelliklerinden dolayı bulduğu fosil kalıntısının kuyruksuz büyük maymunlarla insan arasındaki kayıp halkaya ait olduğunu düşünmüş ve dik yürümesi nedeniyle Pithecanthropus erectus olarak adlandırmıştır. Daha sonra ele geçen benzer özellikteki diğer fosil kalıntıları ayrıntılı olarak incelenmiş ve bu grup için Homo erectus adı uygun görülmüştür.

 

Devamını oku…

Antik Yunan Telli Çalgı Aletleri

Eyl 29th, 2010 | Filed under Eski Yunan ve Roma Tarihi, Kültürü
1.390 Kez Okundu | Henüz yorum yok.

LYRA (λύρα)

En önemli ve en çok bilinen Antik Yunan çalgı aleti olup Apollon kültüyle ilişkilidir. Gerasalı Nicomachus (M.S. I. yy.)’a göre kaplumbağa kabuğundan Lyra Hermes tarafından icat edilmiş ve ondan Orpheus’a geçmiştir. “Orpheus Thamyris ve Linos’a öğretti, ve Linos Hercules’e öğretti. Orpheus Trakyalı kadınlar tarafından öldürüldüğü zaman Lyrası bir Lesbos şehri olan Antissa’da kıyıya vurdu. Orada bir balıkçı tarafından bulundu. Balıkçı onu Terpander’e götürdü. Terpander onu Mısır’a götürdü ve Mısırlı rahipler onu kendi buluşları gibi tanıttılar.”
Devamını oku…

Etiketler:

Assur Ticaret Kolonileri Çağı’nda Kültepe

Eyl 29th, 2010 | Filed under Tunç Çağı
2.037 Kez Okundu | Henüz yorum yok.

Kaniş Krallığı’nın merkezi ve Anadolu’daki Assur Ticaret Kolonileri sisteminin baş şehri olan Kültepe, Kayseri’nin hemen 5 km kuzeydoğusundadır. Eski adı Kaniş veya Neşa’dır. Erciyes’in (eski Aşkaşipa veya Argeus) eteğinde, bereketli bir ovanın ortasında, Sivas’tan gelen doğu-batı, Malatya’dan geçen güneydoğu-batı ve güneyden doğal anayolların birleştiği noktada yer alır.
Devamını oku…

Etiketler:

Georges-Pierre Seurat

Eyl 29th, 2010 | Filed under Batı Sanatı
975 Kez Okundu | Henüz yorum yok.

(2.Aralık.1959–29.Mart.1891)

Ard/Yeni İzlenimci (Neo-impressionist) ve noktacı (Pointillist) ressam.

Paris’te varlıklı bir ailenin oğlu olarak dünyaya geldi. İlk sanat eğitimini bir heykeltıraş olan Justin Lequien’dan aldı. Bu sırada ressam Aman- Jean ile tanışmış ve Paris’te ortak bir atölye açmışlardır. Daha sonra 1878-1879’de birlikte École Nationale Supérieure Des Beaux-Arts de Paris’e (Paris Güzel Sanatlar Yüksekokulu) kayıt yaptırmışlardır. Brest’te askerliğini yaptıktan sonra 1880’de Paris’e geri döner. 19. yy.da Michel Eugène Chevreul, Ogden Rood ve David Sutter gibi yazarlar optik etkiler ve algılar üzerine bilimsel yazılar yazmaktaydı. Seurat Charles Blanc, Ogden Rood ve David Sutter’ın resim üzerine yazdıklarını didik didik etmiştir. Charles Blanc’ın: “Renk, sağlam bir takım kurallara bağlanırsa müzik gibi öğrenebilen bir şey olur” sözü onu özellikle büyülemiştir. Michel Eugène Chevreul bu dönem sanatçıları üzerinde belki de en etkili olandı. Seurat da Chevreul’ün “renklerin zamandaş karşıtlığı” yasasından esinlenerek birtakım incelemeler yaptı. Sanatı bilimle bağdaştırmak istiyordu. Bu nedenle paletini dört temel renge indirgedi: mavi, kırmızı, yeşil, sarı. Bir de bunların ara renklerini kullanıyordu ancak bunu da renkleri karıştırarak yapıyordu. Arı renkleri tuvale yan yana küçük noktalar halinde sürüyordu (Seurat buna divisionnisme adını vermişti).
Devamını oku…

Etiketler:

Bitkilerin Mitolojik Kökeni

Eyl 29th, 2010 | Filed under Yunan ve Roma Mitolojisi
1.769 Kez Okundu | Henüz yorum yok.

Günümüzde bilinen birçok bitkinin Yunan ve Roma Mitolojileri’nde bir oluşum hikayeleri vardır.Bu hikayelerin büyük bir kısmını Ovidius’un Dönüşümler (Metamorphoseis) isimli kitabından öğrenmekteyiz.Ovidius bu eserinde sadece bitkilere yönelik dönüşümleri değil,hayvanlara,dağlara,taşlara dönüşmüş canlıları da anlatmaktadır.Şiirsel bir anlatımla iç içe geçmiş bölümlerden oluşan Dönüşümler Ovidius’un gezileri sonucu insanlardan öğrendiği,kendi eğitiminden edindiği mitolojik bilgilerin birleşiminden oluşmuş bir eserdir.

Bu yazıda sizlere bitkilerin mitolojik kökenlerini anlatmaya çalışacağım.Anlatılan bitkilerde verilen dize ve bölüm numaraları İsmet Zeki Eyüpoğlu’nun Ovidius-Dönüşümler çevirisine göre aktaracağım.
Devamını oku…

Etiketler:

Hadra Seramiği

Eyl 29th, 2010 | Filed under Seramik
461 Kez Okundu | Henüz yorum yok.

Hellenistik Dönem’in önemli seramik gruplarından biridir. Hadra ve İskenderiye mezarlarında gün ışığına çıkarılan iki hydria okuluna “Hadra” ismi verilmiştir. Bu okullardan biri açık zeminli diğeri beyaz zemin üzerine polykrom bezemeli seramikler üretmiştir.
Devamını oku…

Etiketler:

Kuzey Karia Bölgesi

Eyl 29th, 2010 | Filed under Eski Yunan ve Roma Tarihi, Kültürü
804 Kez Okundu | Henüz yorum yok.

1.COĞRAFİ ÖZELLİKLERİ
Kuzey Karia bölgesi bugünkü Aydın-Denizli illerini kapsayan bölgede Maiandros (Büyük Menderes) ve onun üç kolu olan Marsyas (Çine Çayı), Harpasos ( Akçay) ve Morsynos (Vandalos) nehirlerinin oluşturduğu vadilerde yer almaktadır. Doğu-Batı yönlü olarak akan Maiandros’a karışan bu üç çay dağlık olan bu iç kesimlerde düzlük alanlar ve verimli vadiler yaratırlar. Marsyas nehrinin oluşturduğu vadiye antik dönemde ‘İdrias Ülkesi’ olarak anılır. Kuzeydoğusunda Salbakos dağları (Babadağ), kuzeyinde Messogis (Aydın Dağları), güneyinde iç Karia, batısında Latmos dağları yer alır. İç kesimlerin dağlık bölge olmasından dolayı bu kısımlarda daha çok karasal iklim görülür. Kıyıya yakın yerlerde ise Akdeniz iklimi kendini gösterir. Bölgenin Jeolojik yapısı ise Mermer katkılı eski Kristalli taştan oluşmaktadır.

Devamını oku…

Etiketler:

Binlerce Yıllık İnfaz Kazılarda Ortaya Çıktı

Eyl 17th, 2010 | Filed under Haberler
480 Kez Okundu | Henüz yorum yok.

Bursa’da 8 bin 500 yıllık tarihe sahip olduğu belirtilen Akçalar mevkisindeki Aktopraklık höyüğünde yapılan kazılarda elleri arkadan bağlanmış şekilde 2 yetişkin ile yaşları 3-5 arasında olduğu tahmin edilen 3 çocuğun iskeletine ulaşıldı. Çocuklardan birinin “Domuz bağı” ile bağlandığı belirlenirken, 2 çocuğun iskeletinin yetişkinlerin bacaklarının arasında bulunduğu bildirildi.

Devamını oku…

VIII. Çanakkale Troas Arkeoloji Buluşması

Eyl 14th, 2010 | Filed under Duyurular
522 Kez Okundu | 1 Yorum

Etiketler: