“Kültür, doğanın yarattıklarına karşılık insanoğlunun yarattığı hemen herşeydir.” Karl Marx

ABD, Machu Picchu Eserlerini İade Edecek

Kas 26th, 2010 | Filed under Haberler
161 Kez Okundu | Henüz yorum yok.

Peru Devlet Başkanı Alan Garcia, Amerikan Yale Üniversitesi ile İnka tapınağı Machu Picchu’dan kaçırılan binlerce arkeolojik eserin iadesine ilişkin anlaşma imzalandığını duyurdu.

Peru Devlet Başkanı Alan Garcia televizyondan yaptığı kısa açıklamada yaklaşık bir asırdır Yale Üniversitesi’nin elinde bulunan eserlerin iadesi için yıllardır süren görüşmelerin başarıyla sonuçlandığını söyledi.

Devamını oku…

İzmir’de Bir İlk Müze

Kas 26th, 2010 | Filed under Haberler
194 Kez Okundu | Henüz yorum yok.

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Ortaçağ Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ergün Laflı, İzmir Müze Müdürlüğü envanterindeki antik döneme ait değerli taşlarla yapılmış 150 parça ”nadide” yüzük ve kolyenin, fotoğraf ve çizim yoluyla belgelendiğini, kataloglanmasının yapılarak, ”Türkiye’de ilk kez bir devlet müzesinin antik gemoloji (süs taşları bilimi) yayınına kavuştuğunu” söyledi.
Devamını oku…

Zeugma’nın Bilinmeyenleri Gün Yüzüne Çıkacak

Kas 26th, 2010 | Filed under Haberler
179 Kez Okundu | Henüz yorum yok.

Gaziantep’in Nizip ilçesindeki Zeugma Antik Kenti’nde 2000′li yıllarda gerçekleştirilen kurtarma kazılarıyla Birecik Baraj Gölü suları altında kalmaktan kurtarılarak Gaziantep Arkeoloji Müzesi’ne taşınan mozaikler, yeni yaptırılan Zeugma Mozaik Müzesi’ne taşınıyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yürüttüğü ”Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi Teşhir, Tanzim ve Çevre Düzenlemesi Projesi” kapsamında, mozaik müzesi olarak kullanılacak kompleksin tamamlanmasının ardından halen Gaziantep Arkeoloji Müzesi’nde sergilenen ve korunan mozaiklerin nakli için çalışmalara başlandı.

Devamını oku…

Gladyatörlerin İzleri Gün Işığına Çıkıyor

Kas 26th, 2010 | Filed under Haberler
207 Kez Okundu | Henüz yorum yok.

Yatağan’daki Stratonikeia antik kentinde yürütülen kazı çalışmalarında ortaya çıkartılan Anadolu’nun en büyük ”Gymnasion”u (spor yapılan alan) ile ”Gladyatör Mezarlığı”nın yaklaşık 1800 yıl önce yaşanan gladyatör dövüşlerine ışık tutacağı bildirildi.

Pamukkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Stratonikeia Antik Kenti Kazı Başkanı Doç. Dr. Bilal Söğüt, yaptığı açıklamada, antik kentteki 2010 yılı kazı çalışmalarının sürdüğünü belirterek, ”Eskihisar Köyü’ndeki Stratonikeia antik kentinde 2008 yılından beri arkeolojik kazı, araştırma, koruma ve onarım çalışmalarında ciddi anlamda ilerleme kaydedildi. Stratonikeia’nın başka antik kentlerde bulunmayan ayrıcalıklara sahip. Bunlarda birisi de 105 metre genişliğinde ve yaklaşık 180 metre uzunluğunda olduğu tahmin edilen Anadolu’nun en büyük Gymnasium’u olarak bilinen yapıdır.” dedi.
Devamını oku…

Karadeniz Arkeolojisi

Kas 26th, 2010 | Filed under Haberler
209 Kez Okundu | Henüz yorum yok.

Aktüel Arkeoloji Dergisi yeni sayısında Karadeniz Arkeolojisi’ni okurlarıyla paylaşıyor. Karadeniz’de ele geçen ilk Hitit yazılı tabletinden, Hellen Kolonistleri’nin bölgeye gelişlerine kadar tüm dönemleri ile bilinmeyen bir Karadeniz Arkeolojisi’nden artık bilinen bir Karadeniz’e doğru yepyeni bir sayı…

Karadeniz’in bilinen ilk yerli halkları Kaskalardan, Batı Karadeniz Bölgesinin yerel Paplagonia Prensliklerine kadar ilkçağ Karadeniz tarihi ve arkasında bıraktığı onlarca arkeolojik mirasın izinde ortaya çıkan yepyeni bir tarih. Hellen Kolonistlerince kurulan onlarca yerleşimden geriye kalan kalıntılar, Karadeniz’in antik dönem sanatını, ticaretini, sosyal yaşamını ve gündelik hayatını anlatıyor. Ksenephon’un ünlü kitabı “Onbinlerin Dönüşü’”nde Karadeniz halkının balıkla olan ilişkisi ve yerel halkın yaşam tarzı anlatılıyor. Karadeniz’in efendileri Mithridates Krallığı’ndan yerel halklara; beyliklerden, Fatih Sultan Mehmet tarafından yıkılışına kadar tüm hikâye Karadeniz Tarihi yazısında ele alınıyor. Tabiat ve tabiat olaylarının üstünlüğüne karşı kendisini çaresiz gören insan Karadeniz’de de tabiata dair her şeyi tanrılaştırır. Devamını oku…

Dev Kent Bulduk Kazacak Para Yok

Kas 19th, 2010 | Filed under Haberler
263 Kez Okundu | Henüz yorum yok.

Manisa’nın Salihli İlçesi’ne bağlı Tekelioğlu Köyü’nde, ABD’nin Boston Üniversitesi’nden gelen 18 kişilik ekibin, 6 yıldır yaptığı yüzey araştırmasında Truva’nın çağdaşı ve dört kat daha büyüğü olduğu ileri sürülen surlarla çevrili bir yerleşim yeri tespit edildi.

Devamını oku…

Resim Sanatında “Artemis / Diana”

Kas 17th, 2010 | Filed under Batı Sanatı
558 Kez Okundu | Henüz yorum yok.

Pers Kralı Büyük Kyros´un Doğumu ve Tahta Geçmesi

Kas 17th, 2010 | Filed under Demir Çağı
642 Kez Okundu | Henüz yorum yok.
Med kralı Astyages’in Mandane adında bir kızı vardı. Astyages rüyasında kızın tüm Asya’yı kaplayacak kadar çok işediğini gördü. Rüya yorumcularının açıklamasına dayanarak Astyages kızı evlenme çağına geldiğinde bir Pers olan Kambyses’e verdi ki Astayges bir Persi çok aşağı görüyordu. Bu evliliğin birinci yılında Astyages bir rüya daha gördü: kızın döl yatağından bir asma filizleniyor ve tüm Asya’yı kaplıyordu. Astyages bu rüyadan doğacak çocuğun kendi yerini alacağı yorumunu çıkarmıştı bu nedenle doğum yaklaştığında kızını yanına aldı ve çocuk doğar doğmaz onu öldürmesi için Harpagos’a verdi. Harpagos çocuğu kendi öldürmeyip Astyages’in sığırtmaçlarından biri olan Mithridates’e verdi. Sığırtmaç kendisi gibi köle olan bir kadınla yaşıyordu ve kadın yeni ölü doğum yapmıştı ve ölü doğan bebekle Harpagos’tan aldığı bebeği değiştirdi. Böylece ileride Büyük Kyros olacak olan Mandane’nin oğlu ölümden kurtulmuş oldu.
Devamını oku…

Pers Askeri Yapılanması

Kas 17th, 2010 | Filed under Demir Çağı
334 Kez Okundu | Henüz yorum yok.
Kyros döneminde askeri birlikler her askerin kendi donanımını sağladığı belli bir serveti önkoşan bir ordu olarak düşünülmelidir. Bu birlik için Persçe “kara” kelimesi kullanılmaktaydı. Egemenlik alanının genişlemesinden sonra Persli kara, büyük kralın ordusunun temelini oluşturdu ancak içinde özellikle Medlerin ve Doğu İran kavimlerinin temsilcilerinin bulunduğu sürekli bir orduya (hareket ordusu) dönüştürüldü. Koşullar gerektirdiğinde diğer uyruktan halklar bu çekirdek birliği tamamlıyordu. Sürekli Orduya Medce “spada” adı verildi ve bu ordu savaşa arabaları savaşçılarının yanı sıra at üzerinde ve deve üzerinde süvarilerden, mızrak taşıyıcılardan ve ok atıcılardan oluşmaktaydı. Bunlar özel durumlarda özel düşmanlara karşı kullanılırlardı.
Devamını oku…

Hitit Çanak Çömleğinin Genel Özellikleri

Kas 17th, 2010 | Filed under Tunç Çağı
776 Kez Okundu | Henüz yorum yok.

Hitit çanak çömleği hiç kuşku yok ki Asur Ticaret Kolonileri Çağı’nda Orta Anadolu’da oluşturulan gelenekten etkilenmiştir. Eski Hitit Krallığı Dönemi’nden itibaren çömlekçi ustaları eski geleneklere bağlı kalmış, bunun yanı sıra yeni bir çömlekçilik türü de ortaya çıkarmışlardır.

Hitit yazılı belgelerinden öğrendiğimize göre Hitit çömlekçileri saraya ya da tapınaklara bağlı olarak çalışan erkek personeldir.

Eski Hitit Krallığı Dönemi çanak çömleği genellikle çarkta yapılmıştır. Ağırlıklı olarak tek renkli (monokrom) kaplar görülür. Bunlar parlak devetüyü renginde ve kırmızının tonlarındadır. Bunun yanı sıra geometrik ve çizgisel motiflerin uygulandığı boya bezekli örnekler de vardır.
Devamını oku…