Tarihte Bir Mihenk Taşı: Rubicon’u geçmek*

MÖ: 49’da Julius Caesar, Rubicon kıyısında kritik bir seçimle karşı karşıya kaldı. Galya’da kalmak, gücünü kaybetmesi demekti. Nehrin karşısına, İtalya’ya geçmek bir savaş beyanı olacaktı. Caesar savaşı seçti.

Yatağını zaman içerisinde birkaç kez değiştirdiği için Sezar’ın geçtiği orijinal nehrin nerede olduğu söylemek mümkün değildir. Ancak, Rubicon orijinal nehir yatağını değiştirdiği için bu tarihi su yolunun genellikle şimdiki Pisciatello nehri olduğu kabul edilir.

Nehir, Roma Cumhuriyeti döneminde generallerin ordularıyla geçmesinin yasak olduğu sınır çizgisi olması nedeniyle önemlidir. Rubicon, kuzeyde bulunan Cisalpina Galya eyaleti ve İtalyanın güneyi arasında bir sınır çizgisi olarak kabul edildiğinden kanunlarla Cumhuriyeti tehdit edebilecek askeri girişimler engellenmeye çalışılmıştır. MÖ: 49 yılında Julius Caesar ordusuyla nehri geçince bu yasağı çiğnemiş ve bir iç savaşa neden olmuştur. Tarihçi Suetonius’a göre Caesar, ālea iacta est (“ok yaydan çıktı” anlamına gelen harfiyen tercümesi “zarlar atıldı”) olarak bilinen ünlü sözünü bu sırada söylemiştir.

(*) “Rubicon’u geçmek” deyimi, geri dönüşü olmayan noktadan ileri gitmek anlamında kullanılır ve Julius Caesar’ın MÖ: 49 yılında Lejyonu ile nehri geçmesine atıfta bulunur.

Caesar’ın İç Savaşları

Caesar, MÖ: 49 yılında ordusunu terhis etmesi yolundaki Roma senatosu emrini dinlemeyip Rubicon nehrini geçerek son Cumhuriyetçi iç savaşı başlatmış oldu. Caesar’ın İtalya ve Romayı işgal etmesi üzerine muhafazakar cumhuriyetçiler Pompey komutası altında Yunanistan’a kaçtılar. Julius Caesar komutasındaki Populares ordusu Dyrrhachium Muharebesini kaybetse de, Pompey komutası altındaki Optimates yanlısı ordusu MÖ: 48’de yapılan Farsalus savaşında kesin bir yenilgiye uğratıldı. Pompey Mısır’a kaçtıysa da bir süre sonra burada öldürüldü. Ancak muhafazakarlar bu kadar çabuk teslim olma niyetinde olmadıklarından Marcus Cato ve Caecilius Metellus Scipio liderliğinde Afrika eyaletlerinde bir direniş organize etmeye çalıştılar. Direniş örgütlenmesinde rol alan diğer önemli kişiler arasında Titus Labienus, Publius Attius Varus, Lucius Afranius, Marcus Petreius ve Sextus ve Gnaeus Pompeius (Pompey’in oğulları) kardeşlerde vardı. Numidya kralı Juba I ise dikkat çekici yerel bir müttefikti. Doğu eyaletlerinde kontrolü sağlayıp, Roma’ya kısa bir ziyaret gerçekleştiren Caesarf muhaliflerini takip etmek amacıyla 28 Aralık MÖ: 47 tarihinde Afrikaya geçerek Hadrumetum’da (modern Sousse, Tunus) karaya çıktı.

Optimates taraftarları Caesar’a karşı koyacak orduyu şaşılacak derecede bir hızla toplamışlardı. Orduları 40.000 asker (10 lejyon), Caesar’ın eski sağ kolu olan yetenekli Titus Labienus komutasındaki 2.500 süvari ve yerel bir krala ait 60 Savaş filine sahipti. Cumhuriyetçilerin iki adet Lejyonu Caesar’dan tarafa geçme niyetindeyken iki ordu birbirlerinin gücünü anlayabilmek için küçük çatışmalara başlamıştı. Bu arada Caesar Sicilya’dan gelecek ikmal kuvvetlerini bekliyordu. Şubat başında Caesar Thapsus’a geldi ve kenti, güney girişini üç sıra tahkimatla kapatarak, kuşattı. Metellus Scipio önderliğindeki cumhuriyetçiler konumlarını kaybetme riskini göze alamayarak savaşı kabul etmek zorunda kaldılar.

Kaynak: 1, 2, 3, 4

Yeniden doğsam arkeolog olurdum ama arkeolog değilim.

Facebook Comments
Paylaşmak güzeldir!

Yazar: havina

Yeniden doğsam arkeolog olurdum ama arkeolog değilim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir