Çizilme ve bakteri oluşumuna karşı geliştirilen nanoteknolojik yöntemler, antik kentlerdeki bina ve diğer eserlerin korunmasında kullanılacak. Nano partiküller kullanarak malzemelerin çizilmeye, bakteri oluşumuna karşı korunmasını sağlayan Akdeniz Üniversitesi bilimadamları, şimdi bu teknolojiyi antik kentlerde kullanmaya hazırlanıyor.
Kütahya’da 4300 Yıllık Saray Bulundu
Kütahya Seyitömer Höyüğü’ndeki kurtarma kazısında 4300 yıl öncesine ait olduğu tahmin edilen saray kalıntıları ve içerisinde bol miktarda seramik, porselen, metal eser bulundu.
Kazı Başkanlığını yürüten Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nejat Bilgen, yaptığı açıklamada, Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) Genel Müdürlüğüne bağlı Seyitömer Linyitleri İşletmesi (SLİ) Müessesesi ile DPÜ Rektörlüğü arasında yapılan protokol doğrultusunda, il merkezine 25 kilometre uzaklıktaki müesseseye ait arazide yer alan höyükte 2006 yılında kazılara başladıklarını anımsattı.
İnka Piramidinde Bir Çocuk Altı Köpek Mumyası Bulundu
Güney Amerika ülkesi Peru’nun başkenti Lima’nın güneyinde, 15. yüzyıldan kalma bir çocuk ve yanına gömülmüş 6 köpek mumyası bulundu.
Devamı hakkındaİnka Piramidinde Bir Çocuk Altı Köpek Mumyası Bulundu …
Mitoloji Gerçekleri: Prometheus ve Karaciğerin Yenilenmesi
Teos Dionysos Tapınağı
Seferihisar İlçesine 5 km. uzaklıkta bulunan Sığacık Köyünün bir kilometre güneyinde bulunan Teos’taki Dionysos Tapınağı’nın mimarı Vitrivius’a göre Hermogenes’tir. Tiyatro ile ilişkisi olamayan bir yerde, Hellenistik kent duvarlarına yakın bir yerde stoa ile çevrelenmiş bir temenos alanının batısında yer almaktadır. Stoa kuzey ve güney yanlarda dor, doğu ve batı yanlarda ise ion düzeninde inşa edilmiştir. Temenosa giriş kuzeybatı ve güneybatı köşelerdeki anıtsal kapılarla sağlanmıştır.
Devamı hakkındaTeos Dionysos Tapınağı …
Hitit Mimarisinin Genel Özellikleri
Kyklobik taşlardan oluşan anıtsal mimarinin Anadolu’daki yaratıcıları olarak kabul edilen Hititler kentlerini surlarla çevirmişlerdir. Surlar genel olarak yapay oluşturulmuş bir yığma toprak üzerine, kimi zaman da kayaya oyulmuş yataklar içine (Büyükkale’yi çeviren surların kuzey ve doğu kesimleri) sandık duvar (kazemat) tekniğinde inşa edilmişlerdir. Toprak yığmaların eğik yüzeyleri kimi zaman taşlarla örülerek toprağın kayması ve dış yüzeylerden duvara tırmanma önlenmiştir. Dikdörtgen kulelerle desteklenen surların altında “potern” adı verilen geçitler yer almaktaydı (Anadolu topraklarındaki en eski potern Alişar’da ortaya çıkarılmıştır). Bunların en büyüğü Yerkapı’nın altındadır: Sur bedenine dikey olarak yerleştirilmiş olup 71 m. Uzunlukta ve 12 m. derinliktedir. Kuleler sur bedeni içinde yer almaktaydı.
