Bathonea Antik Kenti’nde 1400 yıllık İstanbul Depremi İzleri

Bathonea Antik Liman yerleşimi kazılarında İstanbul’u 7 Mayıs 558 tarihinde vuran depremin izleri bulundu.
Kazılarda bir kubbenin altında ezilerek öldüğü sanılan iki kişiyi birbirine sarılmış halde buldu.

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Kocaeli Üniversitesi(KOÜ) işbirliğiyle gerçekleştirilen KOÜ Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Şengül Aydıngün başkanlığındaki kazılarda, MS. 558 yılında gerçekleşen İstanbul depremine ait izler bulundu.

MS: 7 Mayıs 558’de yaşanan depremde yıkılan bir binanın kubbesi altında kalan iki kişinin iskeletleri birbirine sarılmış halde bulundu. (Foto: DHA)

Küçükçekmece Gölü havzasında yer alan Avcılar’daki Bathonea Antik Liman yerleşmesi kazıları hakkında açıklama yapan Doç. Dr. Şengül Aydıngün, Burası çok önemli bir liman yerleşmesi; uluslararası bir aktarma limanı. Yapmış olduğumuz kazılar bize çok farklı bilgiler sağlıyor. Antik Çağ ve Orta Çağ yazarlarının söz ettiği depremin izlerini burada tespit ediyoruz. Örneğin 6’ncı yüzyılda Bizans İmparatoru Justinianus zamanında yaşanmış çok ciddi bir deprem var. Hatta Ayasofya’nın kubbesinin de yıkıldığı İmparator Justinianus’un döneminde yaşamış Prokopius adlı bir tarihçi bu deprem için, ‘Küçükçekmece Gölü çevresinde bütün yapılar temellerine kadar yıkılmıştır’ diyor.
Devamı hakkındaBathonea Antik Kenti’nde 1400 yıllık İstanbul Depremi İzleri

Neandertal İnsanı 120.000 Yıl Önce Yakın Mesafede Avlanıyordu

Lezyonlar, Almanya’nın doğusundaki günümüz Halle yakınlarındaki küçük bir gölün (Neumark-Nord 1) kıyıları etrafında yaklaşık 120.000 yıl önce Neandertaller tarafından öldürülen iki büyük boyutlu soyu tükenmiş nadas geyiğinin iskeletlerinde bulunmuştur. Çalışma Johannes Gutenberg Üniversitesi, Mainz (JGU) Eski Araştırmalar Bölümü Profesörü Sabine Gaudzinski-Windheuser tarafından yönetildi ve Nature Ecology and Evolution dergisinde yayınlandı.

Örnek üzerindeki bulgular, Neandertal insanının avcılık alışkanlığı konusunda önemli ipuçları veriyor. Araştırmalara göre geyiğin pelvis kemiğine saplanmış mızrak ucu uzak mesafeden atılmamış, yakın mesafeden saplanmış. Bu da daha önce hep tartışılan mızrak kullanımının yakın mesafeden de olduğuna işaret ediyor. Devamı hakkındaNeandertal İnsanı 120.000 Yıl Önce Yakın Mesafede Avlanıyordu

Pompeii’den Kaçış

Vezüv Yanardağı’nın patlamasıyla lavların altında kalan hayalet şehir Pompeii’de yeni bir iskelet bulundu.

Böllgedeki çalışmalar sonucunda bireyin yanardağın ilk püskürme anında kaçmaya çalıştığını, lavlardan kurtulduğunu ancak başının üstüne düşen bir taş blokla öldüğünü ortaya koyuyor.
MS: 79 yılına tarihlenen iskeletin 30 yaşlarında bir erkek olduğu saptandı.
Arkeolog Massimo Osanna, bu keşfin oldukça sıradışı olduğunu, patlamadan kaçışlarla ilgili önemli dinamikleri aydınlattığını belirtiyor. Devamı hakkındaPompeii’den Kaçış

Göbeklitepe UNESCO Miras Listesi’ne 18’den Girdi

2011 yılından bu yana UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde bulunan Göbeklitepe, Bahreyn’in başkenti Manama’da gerçekleştirilen toplantıda kalıcı listeye alındı.
Dünyanın günümüze ulaşan en eski tapınma alanı olarak bilinen Şanlıurfa’daki Göbeklitepe, UNESCO Dünya Mirası Kalıcı Listesi’ne 18. kültür değerimiz olarak girdi.

Doğuş Grubu’nun 20 yıllığına ana sponsoru olduğu Göbeklitepe’nin daha iyi korunması için geçtiğimiz aylarda çatı koruması ve seyir terası inşa edilmişti.

Tarihi alanda neolitik döneme ait boyları 6 metreyi buylan yabani hayvan figürlü dikili taşlar ve tapınak kalıntıları yer alıyor.

Konuyla ilgili Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada; “Kültür ve Turizm Bakanlığı, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu ve Bakanlığımızın yoğun çabaları sonucunda, söz konusu başvurunun kabulüyle ülkemizin UNESCO Dünya Miras Listesi’ne tescilli alanlarının sayısı 18’e yükselmiştir” ifadesi yer aldı.
Devamı hakkındaGöbeklitepe UNESCO Miras Listesi’ne 18’den Girdi

İsveçliler Demir Çağı’ndan Beri Bira İçiyorlar

İsveç Lund Üniversitesi arkeologları, fosilleşmiş çimlendirilmiş tanelerin Nordik bölgesindeki erken bira üretimi için üretildiğini saptadı. İsveç’in güneyindeki Uppåkra’da yapılan bulgular, büyük ölçekli bir bira üretimine işaret ediyor.

Arkeobotanikçi Mikael Larsson, “Yerleşimin ayrı bir bölümünde yer alan düşük sıcaklık fırınlı bir alanda fosilleşmiş malt bulduk . Bulgular MÖ: 600-400’lü yıllara işaret ediyor. Bu da onları İsveç’teki bira üretiminin ilk kanıtlarından biri haline getiriyor” diyor.

Larsson, “Biz genellikle tahıl tanelerini arkeolojik alanlarda buluyoruz, ama çok nadiren işlendikleri yerlerden. Bu yüzden düşük sıcaklıklı bir fırının çevresinde bulunan bu çimlenen taneler bira yapmak için maltlık olduklarını gösteriyor”.
Devamı hakkındaİsveçliler Demir Çağı’ndan Beri Bira İçiyorlar

“Bell Beaker” Formu Işığında Avrupa’daki Geç Neolitik Göçleri

Geç Neolitik Dönemde, Avrupa’nın birçok yerinde mezar armağanı olarak kullanılan yeni bir çömlek biçimi ortaya çıkar. Çan biçimli bu çömlek formu oldukça karakteristik, süslü çan çanakları (bell beaker) olarak bilinir ve İspanya’dan Macaristan’a, Kuzeybatı Avrupa’da Britanya’ya kadar görülür.

Genetik bilimciler ve arkeologların ortak çalışmasıyla “bell beaker” olarak literatüre geçen bu form ile Neolitik Dönem göçü arasındaki ilişki saptanmaya çalışılmış; bu kapların çıktığı mezarlardaki iskeletlerin DNA örnekleri karşılaştırılmıştır.

Araştırma ekibinden Münih Ludwig-Maximilians Universitesi (LMU) Tarih Öncesi ve Protohistorik Arkeoloji Enstitüsü Profesörü Philipp Stockhammer’e göre Batı ve Orta Avrupa’daki bulgular Neolitik Dönem göçleri ya da dönem içerisindeki dini inancın yayılımına işaret etmezken Britanya’daki bulgularda göçe ilişkin izler bulunmaktadır.

Devamı hakkında“Bell Beaker” Formu Işığında Avrupa’daki Geç Neolitik Göçleri