Günün Resmi: 28.08.2015 (Kapıkırı Adası, Bafa Gölü)

Kapıkırı Island, Bafa Lake, (Herakleia) Milas, Türkiye. Photo by Soner Çevik
Kapıkırı Island, Bafa Lake, (Herakleia) Milas, Türkiye.
Photo by Soner Çevik
Latmos Herakleiası, Bafa gölünün kuzey-doğu kıyısında Milas’a 39 km. uzaklıktaki Latmos dağlarının eteklerindeki Kapıkırı Köyü’nün bulunduğu yerdedir.
Anadolu’da aynı adı taşıyan başka kentler de olduğundan, bunu diğerlerinden ayırmak için Latmos Herakleia’sı denilmiştir.
Bölgedeki en eski buluntular, M.Ö.8.bin yıla tarihlenen kaya resimleri bir dağ kültüne işaret ediyor. Bu bölgede bulunan Batı Anadolu’daki ilk kaya resimlerinde Hititlerin Ege Denizi kıyılarına kadar geldiklerini kesin olarak belgeleyen bir Hitit Hiyeroglif yazıtı bulunmuştur. Bafa Gölü kıyısında, Beşparmak (Latmos) Dağları’nın eteğinde kurulmuş olan Herakleia Antik Kenti, bugünkü Kapıkırı Köyü ile iç içedir. Antik yerleşim, M.Ö.6. yüzyıldailk kurulduğunda adını Latmos dağından almıştır. M.Ö.4.yüzyılda ise Latmos Kenti üzerine yeni Herakleia Kenti kurulmuş̧, Kent, burçlarla güçlendirilmiştir. Devamı hakkındaGünün Resmi: 28.08.2015 (Kapıkırı Adası, Bafa Gölü)

Günün Resmi: 25.07.2015 (Iassos Theatre)

The Theatre, Iassos, Muğla, Türkiye.
The Theatre, Iassos, Muğla, Türkiye.
Photo by Soner Çevik

Milas’ın Kıyıkışlacık Köyü içerisindeki üç tarafı denizle çevrili bir yarımada üzerine kurulu antik yerleşim Argoslular tarafından kurulmuş. Denizci bir halkı olan kentte balıkçılık oldukça yaygındı. Kentten günümüze ayakta kalabilen en dikkat çekici yapı tiyatrosudur. Tiyatro yarımada üzerinde bouleterion ve agora ile birlikte ayakta kalabilen / ayağa kaldırılabilen yapılar arasındadır. Devamı hakkındaGünün Resmi: 25.07.2015 (Iassos Theatre)

Yaşayan Tarihin Kentsel Dönüşümle İmtihanı (*)

Aydın'da Hasanefendi Mahallesi'ndeki bu bina neredeyse 100 yaşında. Etrafını saran beton bloklarla artık hapsolmuş ve kentsel dönüşümle kaderinin çizilmesini bekliyor. Peki restorasyon yapılamaz mı?
Aydın’da Hasanefendi Mahallesi’ndeki bu bina neredeyse 100 yaşında. Etrafını saran beton bloklarla artık hapsolmuş ve kentsel dönüşümle kaderinin çizilmesini bekliyor. Peki restorasyon yapılamaz mı?
İnsanoğlu diğer canlılardan farklı olarak tarih boyunca kültürler yaratmıştır. Avcı – toplayıcı karakterden yerleşik yaşama geçtiğinden bu yana da bir arada yaşama, kentleşme eğilimi göstermiştir. Binlerce yıllık bu süreçte insanoğlu sürekli ve nüfusunun artışıyla orantılı olarak yerleşimler kurmuş; zamanla mimari kültürünü oluşturmuştur. Ve tarih boyunca üst üste kurulan kültürler, önceki kültürlere ait kalıntıları çok zaman yıkarak, tahrip ederek kendi urbanizmini yaratmışlardır. Konuya günümüzden örnek vermek gerekirse; modern Aydın yerleşimi, antik Tralleis coğrafyasından güneye kaydıktan sonra bile birçok kültürün üst üste gelmesiyle süregelmiş bir kentleşme süreci yaşamıştır. Bu sürecin günümüzdeki izdüşümü aslında kentin sokaklarında sıkça karşımıza çıkan ve hala yaşayan tarihi yapılar. Ki bu yapılar içinde şanslı olanlar kamu binaları ve dini yapılar olsa gerek.
Ancak meskenler, miras yoluyla varislere geçtikçe sürekli olarak restorasyon gördüğünden ya da yıkılıp yerine yeni çağdaş yapılar dikildiğinden şanslı sayılmazlar. Devamı hakkındaYaşayan Tarihin Kentsel Dönüşümle İmtihanı (*)

Uzunyuva soyguncularının davasında sona gelindi.

Uzunyuva Lahidi cephesindeki Karia'lı kral kabartması.
Uzunyuva Lahidi cephesindeki Karia’lı kral kabartması.
Define avcılarının talan ettiği ve bir ihbar üzerine yapılan operasyonla gün yüzüne çıkarılan 2500 yıllık Uzunyuva Mezar Anıtı için yürütülen davada sona gelindi. Davada adı geçen 22 sanıktan 8’i beraat ederken, 14 sanığa toplam 48 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Lahidin satışına aracılık ettikleri iddiasıyla yargılanan 6 sanığa 2 şer yıl hapis cezası verilirken 100 TL idari para cezasına çarptırıldılar.

Anıt mezarın, 2010 yılında define avcıları tarafından soyulduğu tespit edilmiş, soruşturma genişletilerek İzmir, Ankara, Antalya, Bursa, Manisa, İstanbul ve Milas’ta jandarma tarafından operasyonlar gerçekleştirilmiş ve 22 kişi gözaltına alınarak adli makamlara sevk edilmişlerdi.
Devamı hakkındaUzunyuva soyguncularının davasında sona gelindi.