Su İçin[de] ALLIANOI Sergisi

Tarih: 12.Aralık.2010, Pazar

Saat: 18:00 – 21:00

Yer: TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Karaköy Kemankeş Cad. No:31 Beyoğlu

12.Aralık, Pazar günü saat 15.00’de Taksim meydanı tramvay durağında yapılacak, miting ile başlayacak İstiklal caddesinden Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Karaköy binasına yönlenecek yürüyüşün ardından saat 18.00’de Mimarlar Odası’nda sergi açılışı yapılacaktır. Devamı hakkındaSu İçin[de] ALLIANOI Sergisi

Karlar

Kuzeyinde İonia ve Lydia, doğusunda Phyrgia, güneydoğusunda Lykia Bölgeleriyle komşu olup, batısında ve güneyinde Ege Denizi bulunan Karia, adını kökenleri henüz saptanamamış olan Karlardan almıştır.

Mellink Karialıların Kadeş Savaşı’nda Muvattalli ile birlikte Mısırlılara karşı savaşan ve “Karakişa/ Karkişa” olarak bilinen Geç Tunç Çağı tüccarlarının torunları olabileceğini ileri sürer. Bunun dışında M.Ö. I. Bin yılın Pers kayıtlarında geçen “Karka”nın da Karlarla ilişkili olabileceği ileri sürülmektedir. Kendisi de bir Karialı olan Halikarnassoslu Herodotos, Girit kralı Minos döneminde Karların Lelegler adı altında Ege Adalarında oturduklarını bildirmektedir: Devamı hakkındaKarlar

Roma Duvar Örme ve Kaplama Yöntemleri

Taşıyıcı kolon dizileri (colonnade) veya tamamen kesme taş duvarlar Roma işçiliğinde nadir olarak görülmektedir. Augustus Forumu’nu çevreleyen duvar kesme taş duvara güzel bir örnektir, Augustus dönemindeki küçük Hellenistik tapınaklarda (Forum’daki Castor Tapınağı gibi) örneklerine rastlanmaktadır.

Romalılar kesme taş yapımına pratik katkılarda da bulunmuşlardır. Örneğin her bir frizi birbirine bağlayarak, arasında yer aldığı her bir kolona yük tahliyesi yapan bir kemer gibi, arşitravdaki desteksiz açıklıktaki yükün bir kısmının taşınmasına yardımcı olmuşlardır. Bu dönemin en iyi duvarcılık örnekleri Suriye ve Provence’de (Fransa) bulunmaktadır.

Devamı hakkındaRoma Duvar Örme ve Kaplama Yöntemleri

Parthenon:Tapınaktan Müze’ye Geçiş ve İncelemeler

Bazı  yapılar vardır, başlarından geçmeyen kalmamıştır. İlk yapıldığında kilisedir sonra camii olmuştur.Bir evdir fakat sonra müze olmuştur.Fazla uzağa gitmeyelim,tarihi kadar sorunlarıyla da önemli Ayasofya,önce kilise sonra camii en son da müze olmuştur.Bugün AyaSofya’nın ne demek olduğu bile bilinmez birçoğu tarafından.Kimisi bir aziz zanneder ,kimisi islamik bir terim….Her ne kadar  müze olsa da ,bir hristiyan İsa mozağini gördüğünde haç çıkarmaktan veya bir müslüman içeri girdiğinde ‘Bismillah’ demekten kendini alamaz….

Atina’nın orta yerinde ,en yüksek tepeye kurulmuş olan Acropolis’te bir mimari harika vardır ki bu yapının da kaderi  kısmen Ayasofya’ya benzemektedir.Bu yapının adı Parthenon’dur.İki eserin de yapıldığı tarihlere baktığımızda Ayasofya’nın daha çok yeni bir yapı olduğunu düşünürüz.İlgilenenler bilirler Ayasofya MS.532-537 yılları arasında Bizans İmparatoru I.Justinyen tarafından yaptırılmıştır.Parthenon ise  MÖ.447 yılları ile MÖ.432 yılları arasında ,Pericles döneminde,Atina’nın koruyucu Tanrıça’sı Athena adına yapılmıştır.

Devamı hakkındaParthenon:Tapınaktan Müze’ye Geçiş ve İncelemeler