Oinokhoe’lerin bir türüdür. Kepçe, içki kabı, ölçü kabı ya da şarap tatma bardağı olarak kullanılır. Küçük olduğu için genellikle askerlere ve seyyahlara uygundur. Farklı şekillerde olanları farklı isimler alır. Örneğim Kotyle ya da Koton gibi.
a. Düz gövdeli ve tek kulplu
İ.Ö. 6 yüzyılda kırmızı figürlü örnekleri çok yaygındır, siyah figürlü örnekleri de vardır ancak daha nadir görülür. Keskin dışa dönük ağızlıdır ve gövde kaideye doğru hafif içbükey kavis yapar. Ağız kenarından çıkıp gövdenin üst kısmına birleşen dikey şerit kulplu. Metal taklidi olanlarda gövde dikey olarak yivlendirilir. Bazı örneklerde gövde altı yivsizdir. Bu örneklerde alçak ve düz bir taban vardır.
Form İ.Ö. 5 yüzyılda gelişmeye başlar. Bu dönemde içbükey profilli çıkıntılı bir boyna ve daha basit bir kaideye sahiptir. İ.Ö. geç 6. yüzyıl ve erken 5. yüzyılda görülen Mug’ın çoğu kırmızı figür kategorisine dahil edilmez, bunlar olasılıkla Attika’da ilk çıktıkları dönemlerdeki denemelerdir. Düz gövdeli Mug’lar Attika’da nadir bulunan örneklerdir. Agora’da bulunan kırmızı figürlü standart formlar içinde sadece bir tane siyah firnisli örnek ele geçmiştir. bu örnek klasik Mug’lardan daha uzundur, kulp önceki örneklerde olduğu gibi dudak kenarında değil dudağın biraz daha altında yer alır. Gövdenin kavisi hemen dudak altında başlar ve düz bir şekilde kaideye kadar devam eder. Kaideye kadar düz inen gövde kaidede hafif bir kavis yapar. Profilli halka kaideye sahiptir. Olasılıkla İ.Ö. 5. yüzyılın 2. yarısı ya da ortasına aittir.
b. Yatay Yivli Mug
Attika’da yaygın bir form değildir. Bu az sayıdaki örnekler yivlerine ve formuna göre çeşitlilik gösterirler. Gövde bazı örneklerde dibe keskin döner, bazı örneklerde ise gövde içbükey kavislidir ve kaideye daha yumuşak bir şekilde dönüş yapar, bu örneklerin halka kaideleri vardır. Kaide daha sonraları küçülür ve daralır. Bu örneklerde çömlekçi tarafından parmağı ile yapılmış yatay yivler vardır. Yivli örneklerin gövde altı bezeme yapmak için boş bırakılır.
c. Pheidias Formu
Bu örnekler yivli tek kulplu örnekleri temsil eder. Bu form Olympia’daki Alman kazılarında ele geçmiştir. Kaide altında kazıma olarak Pheidias yazdığı için bu isim verilmiştir. Siyah firnisli Mug’ların en yaygın olanıdır ve İ.Ö. 5 yüzyılda Atina’da çok popülerdir. En karakteristik özellikleri şöyledir;
• Şişkin gövdeli
• İçbükey kavisli geniş boyuna sahip, boyun omuza geçişte çıkıntılıdır.
• Dudak kenarından çıkıp omuz altına birleşen kısa bant kulpludur.
• En erken örnekleri İ.Ö. 5. yy’ın 2. yarısına kadar gider.
• Düz diplidir, dip altında bir daire, daireler ya da noktalar yer alır.
Bu form kısa bir süre sonra terk edilir, ilk değişiklik kulplarda görülür. Artık çift kulpludur ve kulplar omuzda yer alır. Halka kaidelidir. Kaide altı bazen içbükey profillendirilir ve tamamen siyaha boyanır. Boyun ve gödenin birleşiminde bir çentik yer alır. Bu özellik erken örneklerde görülmez. Aynı zamanda gövde de değişir; özellikle ayağa doğru gövde daha düzleşir. bunların yivli örnekleri daha popülerdir. İ.Ö. 5 yy ortasından sonra kırmızı figürlü örnekler nadirdir. Mug’lar ilk olarak metal olarak üretildikleri için yivli örnekler çok erkene gitmez. Metal örneklerin gümüş, bronz olanları vardır.
Yivli örnekler standart örneklerden biraz daha geç başlar. Bunlar bodur, geniş ve daha zarif halka kaidelidir, kaide altı siyah firnislidir. Çift kulpludurlar. Farklı olarak işlenen gövde altına keskin dönüşlüdür ve bu bölüm yivsizdir. Gövde üzerinde yer alan yivler çoğunlukla genel formlar üzerinde görülen yivler gibidir ancak nadir olarak taç yaprağı şeklinde yivler de görülür. Bu formun yivsiz örnekleri de vardır.
Bu form içinde kısa bir dönem devam eden çam kozalağı tipi görülür. Bu formlar basık, şişkin ve geniş gövdelidir. Genellikle çift kulpludur. Bazı örneklerde alt kısım kabartma olarak yapılır ve siyah firnislidir. Bu örnekler yaygın olarak görülmez. Örneklerin çoğunluğu İ.Ö. 5. yy sonuna tarihlenir. Form Korinth’te aynı zamanda görülür ve bunların kökeninin orası olduğu düşünülür. İtalya üretimleri de vardır.
Çok fazla yivli örnek görülür bunların yapan çömlekçilerin kişisel özellikler ile kronolojik gelişimler arasındaki farkı ayırt etmek zordur. Bununla birlikte bazı genel özellikler görülür. Erken örneklerde geniş aralıklı yapılan yivler dar ve derindir ya da çok sığ ve geniştir. Erken örneklerde kavislerle yivlerin birleşmesi yaygın değilken geç dönem örneklerde normal bir özellik olur. Bu dönemde yivler gövdede yer alır. Ancak bu detayların kronolojiyi ne kadar etkileyeceği şüphelidir.
d. Çift Kuplular
Bunlar derin ve sığ olarak 2 gruba ayrılır. Bu grup tek kulplu Mug’lar kadar yaygın değildir. Derin Mug’lar ağız altından çıkan dikey kulplara sahiptir, gövde dışbükey kavislidir, halka kaidelidir. Bir ayak ve halka kaide ile yükseltilmiş örnekler İ.Ö. geç 5. yy tarihli Stemless’lerden etkilenir. İki kulplu formların daha alçak olanları İ.Ö. 5. yy 3. çeyreğinde üretilir. Bunlar tek kulplular kadar yaygın ve popüler değildirler. Geniş ve kısadırlar, yivli gövde ile içbükey kavisli boyun arasındaki oran hiçbir zaman standart olmamıştır. Erken örneklerde şerit kulplar dudağa ulaşmaz. Bazı örneklerde gövdeden kaideye keskin dönülür. Sığ olan bazı formlarda tek kulplu olan örneklerde olduğu gibi kulp dudak kenarından çıkar.

Kaynakça:
Brian A. SParkes, Lucy Talcott, The Athenian Agora, Vol. XII, Black and Plain Pottery of the 6th,5th, and 4th Centuries B.C., New Jersey 1970.
John Boardman, Siyah figürlü Atina Vazoları, İstanbul, 2003
Secda Saltuk, Arkeoloji Sözlüğü, İstanbul, 1997
Hazırlayan: Rabia Aktaş
