Peloponnes Savaşı

Atina ile Sparta arasında İ.Ö. 431-404 yılları arasında 27 yıl süren savaş Peloponnes savaşları olarak bilinir. Atina ve Sparta arasındaki çatışma bu savaştan çok önce başlamıştır. Atina’ın Delos Birliği’nin en güçlü üyesi olarak bütün avantajları kendi lehine kullanması Aigina, Korinthos ve Megara gibi önemli ticaret merkesi şehirleri rahatsız etmiştir. Atina’nın bu dönemde bir imparatorluk haline gelmesi Delos Birliği sayesinde olmuştur. Atina’nın güçlenmiş olması diğer yunan kentlerine bağımsızlıkları açısından tehlike yaratıyordu. Atina müttefik olan Aigina ve Korithos’u İ.Ö. 456 yılında yener. 

Devamı hakkındaPeloponnes Savaşı

Karlar

Kuzeyinde İonia ve Lydia, doğusunda Phyrgia, güneydoğusunda Lykia Bölgeleriyle komşu olup, batısında ve güneyinde Ege Denizi bulunan Karia, adını kökenleri henüz saptanamamış olan Karlardan almıştır.

Mellink Karialıların Kadeş Savaşı’nda Muvattalli ile birlikte Mısırlılara karşı savaşan ve “Karakişa/ Karkişa” olarak bilinen Geç Tunç Çağı tüccarlarının torunları olabileceğini ileri sürer. Bunun dışında M.Ö. I. Bin yılın Pers kayıtlarında geçen “Karka”nın da Karlarla ilişkili olabileceği ileri sürülmektedir. Kendisi de bir Karialı olan Halikarnassoslu Herodotos, Girit kralı Minos döneminde Karların Lelegler adı altında Ege Adalarında oturduklarını bildirmektedir: Devamı hakkındaKarlar

Roma Duvar Örme ve Kaplama Yöntemleri

Taşıyıcı kolon dizileri (colonnade) veya tamamen kesme taş duvarlar Roma işçiliğinde nadir olarak görülmektedir. Augustus Forumu’nu çevreleyen duvar kesme taş duvara güzel bir örnektir, Augustus dönemindeki küçük Hellenistik tapınaklarda (Forum’daki Castor Tapınağı gibi) örneklerine rastlanmaktadır.

Romalılar kesme taş yapımına pratik katkılarda da bulunmuşlardır. Örneğin her bir frizi birbirine bağlayarak, arasında yer aldığı her bir kolona yük tahliyesi yapan bir kemer gibi, arşitravdaki desteksiz açıklıktaki yükün bir kısmının taşınmasına yardımcı olmuşlardır. Bu dönemin en iyi duvarcılık örnekleri Suriye ve Provence’de (Fransa) bulunmaktadır.

Devamı hakkındaRoma Duvar Örme ve Kaplama Yöntemleri

Parthenon:Tapınaktan Müze’ye Geçiş ve İncelemeler

Bazı  yapılar vardır, başlarından geçmeyen kalmamıştır. İlk yapıldığında kilisedir sonra camii olmuştur.Bir evdir fakat sonra müze olmuştur.Fazla uzağa gitmeyelim,tarihi kadar sorunlarıyla da önemli Ayasofya,önce kilise sonra camii en son da müze olmuştur.Bugün AyaSofya’nın ne demek olduğu bile bilinmez birçoğu tarafından.Kimisi bir aziz zanneder ,kimisi islamik bir terim….Her ne kadar  müze olsa da ,bir hristiyan İsa mozağini gördüğünde haç çıkarmaktan veya bir müslüman içeri girdiğinde ‘Bismillah’ demekten kendini alamaz….

Atina’nın orta yerinde ,en yüksek tepeye kurulmuş olan Acropolis’te bir mimari harika vardır ki bu yapının da kaderi  kısmen Ayasofya’ya benzemektedir.Bu yapının adı Parthenon’dur.İki eserin de yapıldığı tarihlere baktığımızda Ayasofya’nın daha çok yeni bir yapı olduğunu düşünürüz.İlgilenenler bilirler Ayasofya MS.532-537 yılları arasında Bizans İmparatoru I.Justinyen tarafından yaptırılmıştır.Parthenon ise  MÖ.447 yılları ile MÖ.432 yılları arasında ,Pericles döneminde,Atina’nın koruyucu Tanrıça’sı Athena adına yapılmıştır.

Devamı hakkındaParthenon:Tapınaktan Müze’ye Geçiş ve İncelemeler

Peloponnes Savaşı Sonrasında Atinalı Seramik Sanatçılarının İtalya ve Diğer Bölgelere Göçü

İ.Ö. 6 ve 5 yüzyılda Akdeniz çevresinde Attika seramiklerini taklit eden çeşitli seramik okulları kurulmuştur. Bu dönemde Attika seramiği ile yarışabilen birkaç okulun Attika seramiği üzerinde etkileri çok az olmuştur. Ancak İ.Ö. 5. yüzyılın ikinci yarısı boyunca Attika üretimine etkili bir şekilde meydan okuyan birçok okul kurulmuştur. Bu okulların birçoğu başlangıçta Attika stiline ve tekniğine yakın eserler vermiştir ve olasılıkla bu dönemde Atina’yı terk eden ressamlar ve çömlekçiler tarafından kurulmuştur. Bu göçün sebebi ise İ.Ö. geç 5. yüzyılda Attika seramik sanatında kişisel özelliklerin azalması ve bunun yerine ucuz ve toplu üretim düşüncesinin hakim olması ve seramik üretiminin azalmasıdır. Bu sebeplerden dolayı İ.Ö. 4. yüzyıl boyunca Attika seramiğinin ihraç edilmesi kademeli olarak düşüşe geçer.

Pers Kralı Büyük Kyros´un Doğumu ve Tahta Geçmesi

Med kralı Astyages’in Mandane adında bir kızı vardı. Astyages rüyasında kızın tüm Asya’yı kaplayacak kadar çok işediğini gördü. Rüya yorumcularının açıklamasına dayanarak Astyages kızı evlenme çağına geldiğinde bir Pers olan Kambyses’e verdi ki Astayges bir Persi çok aşağı görüyordu. Bu evliliğin birinci yılında Astyages bir rüya daha gördü: kızın döl yatağından bir asma filizleniyor ve tüm Asya’yı kaplıyordu. Astyages bu rüyadan doğacak çocuğun kendi yerini alacağı yorumunu çıkarmıştı bu nedenle doğum yaklaştığında kızını yanına aldı ve çocuk doğar doğmaz onu öldürmesi için Harpagos’a verdi. Harpagos çocuğu kendi öldürmeyip Astyages’in sığırtmaçlarından biri olan Mithridates’e verdi. Sığırtmaç kendisi gibi köle olan bir kadınla yaşıyordu ve kadın yeni ölü doğum yapmıştı ve ölü doğan bebekle Harpagos’tan aldığı bebeği değiştirdi. Böylece ileride Büyük Kyros olacak olan Mandane’nin oğlu ölümden kurtulmuş oldu.
Devamı hakkındaPers Kralı Büyük Kyros´un Doğumu ve Tahta Geçmesi