Tarihte Bir Mihenk Taşı: Rubicon’u geçmek*

MÖ: 49’da Julius Caesar, Rubicon kıyısında kritik bir seçimle karşı karşıya kaldı. Galya’da kalmak, gücünü kaybetmesi demekti. Nehrin karşısına, İtalya’ya geçmek bir savaş beyanı olacaktı. Caesar savaşı seçti. Yatağını zaman içerisinde birkaç kez değiştirdiği için Sezar’ın geçtiği orijinal nehrin nerede olduğu söylemek mümkün değildir. Ancak, Rubicon orijinal nehir yatağını değiştirdiği için bu tarihi su yolunun […]

İmparator Hadrian’ın Roma’daki Dünyası: Villa Hadrianus

İmparator Hafrianus, MS:117 yılında imparatorluğun başına geçtiğinde Roma altın çağını yaşıyordu. Beş İyi İmparator dönemiyle anılan Hadrianus saltanatı, Roma’nın sadece siyasi değil, kültürel anlamda da zirveye ulaştığı dönemdi.

Bu dönemde Roma, farklı kıtalarda hüküm sürerken, bu yerlerde anıtsal eserler de bırakıyordu. Sanata ve kültüre olan düşkünlüğü ile de bilinen imparator, Tivoli’deki tabir-i caizse habitatında Roma’nın o dönemki egemenliğinin bir tür minyatürünü yaratıyordu.
Devamı hakkındaİmparator Hadrian’ın Roma’daki Dünyası: Villa Hadrianus

Pindaros

Pindaros (Pindarus, Pindar) MÖ: 518 yılında Antik Thebai’de küçük bir köyde doğmuş bir Klasik Çağ şairidir.
Soylu bir aileden geldiği söylenir. Çok iyi bir eğitim alarak yetişmiştir. 20 yaşına geldiğinde şiir üzerine daha iyi eğitim almak adına Atina’ya gitmiş, yarışmalara katılmıştır.

Şiirlerinde yaşadığı dönemin siyasal ve sosyolojik konularına değinmiş, mitolojik olaylar üzerine de şiirler yazmıştır.

Pers işgalinden sonra Atinalıların Salamis Savaşı’ndaki kahramanlıklarını ve zaferlerini öven şiirleriyle büyük ün kazanan Pindaros, Sicilya Tiranlarının sarayına çağrılarak hem onları öven, hem de ahlak dersleri veren şiirler yazmıştır. Parlak imgelerle dolu, seçilmiş az sayıda sözcükle yazılmış, mısraları inceden inceye işlenmiş on yedi kitaplık şiirlerinden günümüze yalnızca, Epinikos başlığı altında toplanmış son dört kitabı ulaşabilmiştir.
Heyecan, zafer, yenilgi, dram ve trajedinin gözler önündeki bir toplamı olan Olimpiyatları şiirlerinde konu ettiği için bir bakıma “Spor Yazarlarının Babası” diye de anılır. Devamı hakkındaPindaros

Milas Uzunyuva’da bir Anıt Mezar

Milas’ta, Hisarbaşı Tepesinin doğu yamacında, büyük terasın ortasındaki podyum üzerinde yükselen ve üstünde leylek yuvası olan bir sütun bulunur. Bu sütunlu teras, yöre halkınca yıllardır “Uzunyuva” diye adlandırılmış ve öyle anılmıştır. Burdaki sütun uzun yıllardır bulunduğu podyumun bir parçası sanılıyor ve podyum da bir tapınağın stylobatı sanılıyordu. Bu konuda, yakın geçmişe kadar kapsamlı bir araştırma yapılmadığından ve Uzunyuva definecilerce tahribata uğramadan önce kim bilebilirdi ki Milas’ın içinde, herkesin gözü önünde bir anıt mezar olsun?
Devamı hakkındaMilas Uzunyuva’da bir Anıt Mezar

Karia Geometrik Dönem Seramiği

Karia bölgesinde yaşayan insanlar başta seramik olmak üzere birçok ürün üretmiş ve bunları limanları sayesinde bölgenin dışına pazarlamıştırlar. Bölgede seramik üreten önemli kentlerden ikisi Damlıboğaz (Hydai) ve Bahçeburun köyü yerleşimidir. Buralardan ele geçen malzeme çoğunlukla kaçak kazılar sonucunda türkiyenin farklı yerlerindeki müzelere ya da yurt dışına pazarlanmıştır. Ephesos, Tire, Milas, Bodrum, Fethiye, Afyon ve İzmir müzelerinde, ayrıca Hasan Beden Koleksiyonunda Karia bölgesine ait kaplar görülmektedir. Müzelere gelen malzemenin buluntu yerleri kayıt edilmedi için bunların nerden geldiği tam olarak bilinmemektedir. Bu rağmen farklı müzelerde yer alan kaplar birbirleri ile oldukça benzerlik göstermektedir.

Devamı hakkındaKaria Geometrik Dönem Seramiği

Antik Dönemde Kullanılan Harç Türleri

Antik dönemde ustalar harç ve sıvaların dayanırlıklarını arttırmak için harcın içine kan, yumurta, albümin, peynir, reçine gibi organik veya pişmiş toprak gibi (Kırılmış ve öğütülmüş olarak ) inorganik maddeler eklerlerdi. Bu maddelerden bazıları sertleşmeyi sağlamak, bazıları sertleşmeyi geciktirmek, bazıları ise sertleşmeden sonra dayanımı arttırmak için kullanılmıştır. Bazı yerlerde ise saman, bitki lifleri, hayvan kılları hatta insan saçı kireç ve alçı sıvalarda bağlayıcı olarak kullanılarak dayanıklılıkları arttırılmıştır. Dolgu maddeleri olarak ise kum, puzzolana, kırılmış taş, mermer ve tuğla parçacıkları kullanılmıştır. Harç ve sıvaların dayanımları dolgu maddelerinin ebatları ve kalitesiyle yakından ilgilidir.

Devamı hakkındaAntik Dönemde Kullanılan Harç Türleri