Kuzey Karia Bölgesi

1.COĞRAFİ ÖZELLİKLERİ
Kuzey Karia bölgesi bugünkü Aydın-Denizli illerini kapsayan bölgede Maiandros (Büyük Menderes) ve onun üç kolu olan Marsyas (Çine Çayı), Harpasos ( Akçay) ve Morsynos (Vandalos) nehirlerinin oluşturduğu vadilerde yer almaktadır. Doğu-Batı yönlü olarak akan Maiandros’a karışan bu üç çay dağlık olan bu iç kesimlerde düzlük alanlar ve verimli vadiler yaratırlar. Marsyas nehrinin oluşturduğu vadiye antik dönemde ‘İdrias Ülkesi’ olarak anılır. Kuzeydoğusunda Salbakos dağları (Babadağ), kuzeyinde Messogis (Aydın Dağları), güneyinde iç Karia, batısında Latmos dağları yer alır. İç kesimlerin dağlık bölge olmasından dolayı bu kısımlarda daha çok karasal iklim görülür. Kıyıya yakın yerlerde ise Akdeniz iklimi kendini gösterir. Bölgenin Jeolojik yapısı ise Mermer katkılı eski Kristalli taştan oluşmaktadır.


2.YOLLAR
Kuzey Karia içinden geçen iki yol bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi Ephesos güney yoludur. Bu yol Ephesos’tan güneye önce Tralleis (Aydın), sonra Magnesia ad Meandrum (Tekeköy) ve Maiandros üzerinden Strotenikeia’ya ulaşır. Karadan bu yol boyunca kral yolunun Ephesos- Tralleis kısmında yer alan antik kentlerin sayısı fazladır. Diger bir yol ise Ephesos doğu yoludur. Bu yol Magnesia, Tralleis, Nysa ve Antiokheia üzerinden Karia ile Phrygia arasında sınır oluşturan Karura’ya ulaşır. Karura’dan Laodekeia, Apameia, Metropolis üzerinden Phrygia’ya ulaşılır. Bu yol Ephesos yolunu kral yoluna bağlar. Bunun dışında İç Karia’dan Kuzey Karia’ ya giden bir yol Labrounda tapınağının çevresinden geçer.

3.EKONOMİ VE TİCARET
Bölgenin ekonomisi daha çok tarım ve hayvancılığa dayanır. Dağların arasındaki alüvyonlu arazilerde tahıl yetiştirilirdi. Akdeniz ikliminin etkili olduğu kısımlarda ise zeytin, incir ve şarap üretilir. Strabon, Antiokheia’da üç yapraklı kuru incirin çok ünlü olduğundan ve Messogis dağlarının eteğinde kurulmuş olan Nysa’da iyi cins şarap üretildiğinden bahseder. Plinius, Mermerin ilk defa Karia’da levhalar halinde kesildiğini ve Orthosia’da çok fazla olmamasına rağmen dağ kristali yatakarının olduğundan bahseder.

İç kesimde yer alan kentler kıyıdaki kentlere göre daha az gelişmiştir. Bölgede daha çok paralı asker, gemici ve köle ihracatının fazla olduğu görülür ve kentin bununla tanındığı söylenir. Atina ve Pers imparatorluklarında Karia’lı taş işçileri, kuyumcu ve çok sayıda köle olduğundan bahsedilir. Bunun dışında Kys civarında kayalara oyulmuş çukurlarda tanelerin ezildiği basit kaya presi olduğu düşünülür.

4.TARİH
Bölgenin tarihine bakıldığında erken dönemleri değerlendirmede yeterince bilgi yoktur. 1995 yılında Engin Akdeniz’in yaptığı yüzey araştırmalarında Sultanhisar’da Bahçetepe, Çukurtepe höyüklerinde, Çine ve çevresinde Ayaklı ve Tepecik höyüklerinde, Akçay ovası ve çevresinde Kavaklıkahve, Toygartepe, Alamut ve Üsgebi höyüklerinde Erken tunç çağı seramikleri görülmüştür. Ayrıca Toygartepe’de geç kalkolitik döneme ait bir seramik parçası ele geçmiştir. Bunun dışında Kızıltaş’ta (Çine-Cumalı köyü ) alt paleolitik döneme ait parçalar görülür. Ayrıca burada Bizans dönemine ait seramik ve mimari parçalar ele geçer. Bölgenin bu kadar erken dönemlerde iskan edilmesi olasılıkla verimli vadiler arasında yer almasından dolayıdır.

Maiandros vadisi günümüzde olduğu gibi antik dönemde de önemli bir tarım alanı olması, Harpasos vadisinin Maiandros ile iç ve güney Karia’yı birbirine bağlayan stratejik konumu ve boğaz niteliğinde olması bölgeyi antik dönemde önemli bir yer haline getirir. Tarım alanlarının hakimiyeti ve stratejik konumu nedeniyle bölge antik dönem içinde büyük çoğunlukla karışıklık içinde olmuştur. İ.Ö. 5. yüzyılda çoğalan askeri mücadeleler, vergi toplama savaşı ve tarımsal üretime hakim olabilmek için mücadeleler görülür. Ayrıca İ.Ö. 5. yüzyıl başlarında Perslerin Batı Anadolu’daki hakimiyet mücadeleleri yüzünden bölge yoğun bir karışıklık içinde kalır. Yüzyılın oltalarına doğru içinde Karia kentlerinin de olduğu Pers garnizonu olarak ön plana çıkan Batı Anadolu kentleri Kimon tarafından ayaklandırılırlar. Bu ayaklanmadan kısmen kurtulan bölge Peleponnes savaşları sırasında Atina ve Sparta’nın vergi toplama savaşına sahne olur. Persler, Atina güçlerine karşılık verince Karia kentlerinin birçoğu Attika Birliğinden ayrılır. İ.Ö. 440 yılında içinde iç ve kuzey Karia kentleri de olan 40 kadar Karia kenti Atina vergi listesinde yer almaz.

Bölgedeki bu hâkimiyet savaşının başka bir nedeni tarımsal faaliyetlerdir. Maindros ovasının verimli arazileri savaş sırasında önemli hububat kaynakları arasında yer alır. Ayrıca, Maiandros nehri hem tarım ürünleri hem de iç kesimlerden gelen ticaret malları ve asker sevkiyatında geçişi sağlaması açısından bölgede önemli bir yere sahiptir.

Kuzey Karia bölgesi İ.Ö. 5. yüzyıldan İ.Ö. 4. yüzyıla kadar çoğunlukla Pers hakimiyeti altındadır. Daha sonraki dönemlerde ise İskender, Roma ve Osmanlı hakimiyeti görülür. Tatartatla (Germencik), Talastepe ( Çakmar köyü), Sarıyer (Çine-Cumalı köyü), Yeltepe (Çiftlik köy), Toygat tümülüsü (Hamidiye köyü), Antiokheia çevresinde Roma ve Bizans dönemine ait seramik, mimari ve mezar buluntuları görülür. Ayrıca, Güdülsü köyünde (Çeşme), Kocatepe’de mezarlık alanda Osmanlı dönemine ait malzeme görülür.

5.ÖLÜ GÖMME GELENEKLERİ

Bölgede farklı tipte mezar yapıları görülür.

• Tümülüs
• Sandık
• Tekne
• Taş Lahit

a.Tümülüs Mezar
Tümülüs mezarlarda yapı malzemesi olarak şist taşı kullanılıyordu. Şist taşı dışında hiçbir mermer ya da başka taş kullanılmamıştır. Bu taşları düzgün bir şekilde şekillendirebilmek için bazı aletler kullanılmıştır. Duvar bloklarının büyük kısmı perdahlıdır. Bazı tümülüslerin sökülen bloklarında sivri uçlu aletlerin izleri görülmektedir. Ayrıca blok yapımında daha sonraki safhalarda dişli taraklar kullanılır. Bunun dışında sadece Laletepe tümülüsünde kenet kullanımı görülür.

Tümülüslerin duvar işçiliğinde düzgün kesilmiş dikdörtgen bloklar isodamik planlı genelde bir uzun bir kısa olarak yapılan sıralardan oluşur. Mezarların dromosu ise mezar odasına göre kuru duvar şeklinde moloz taştan ya da kısmen işlenmiş kaba bloklardan oluşur. Dromosun tavanları iki, üç blok ile kapatılır. Dromosların düz dam şeklinde olanları da vardır. Dromosların nasıl kapatıldığına dair fazla bilgi yoktur, ancak Mylasa’daki bir tümülüsün yan yana konmuş blok taşlarla kapatıldığı görülür.

Bazı Tümülüslerde ise ( Laletepe, Kavaklı köyü, Sultanhisar, Altıntaş) sundurmalar görülür. Dromostan sonra herhangi bir kapı açıklığı bulunmadan girilen bölüme sundurma denir. Sundurmalar mezar odasından daha kaba, dromostan daha incelikli yapılmıştır. Sundurmalar da isodomik plan ile yapılmıştır. Dromos kadar ya da dromostan biraz daha geniş olan ve Karia’da çok görülmeyen sundurmalar Tepecik tümülüsünde görülür.

Tümülüslerde çok fazla ön oda görülmez. Akçay vadisinde sadece üç tane büyük boyutlu tümülüste ön oda görülür. Bu ön odalara sundurmadan bir kapı açıklığı ile geçilir, ancak bu kapı açıklığı herhangi bir kapı ile kapatıldığına dair herhangi bir iz yoktur. Bazı tümülüslerde Kyme-Reversa bezemesi görülür. Bu bezeme tümülüslerin tarihlenmesinde önemlidir.

Mezar odaları ise farklılık gösterir. Mezar odaları dikdörtgen a da dikdörtgene yakın bir plana sahiptir. Mezar odalarının tabanları toprak dolgudur. Duvarlar perdahlıdır, ön odalarda olduğu gibi Kyme-Reversa bezemesi görülür.

Akçay tümülüslerinden 3 tür gömü şekli vardır;

1. Ölü yatakları: Bir ya da 2 ölü yatağı vardır, mezarların üstleri açıktır.
2. Ölü tekneleri: Mezar bir kapak ile kapatılır.
3. Lahitler: Mezar ana kaya içine oyulur.

Mezar odalarının üst örtüs düz dam şeklinde iki ya da üç blok ile örtülür. Ayrıca bazılarında taşıyıcı halatlar bulunur. Ayrıca Laletepe tümülüsünde, Sutanlar tepesinde, Altıntaş köyü asarlık tümülüsünde düz dam üstünde semerdam çatı görülür. Bu semerdam çatının amacı mezar üzerine gelen yığma toprak ağırlığını azaltmaktır. Karia bölgesinde çok fazla görülmemesine rağmen Lydia’da İkiztepe, Bekçitepe görülür.

Tümülüslerde iki tip kapı görülür. Kapılardan sadece üç tanesi kanatlı kapıdır. bu kanatlı kapılar Lale tepe, Kavaklı ve Altıntaş köyü Asar tümülüsünde görülür. Kanatlı kapılar Lydia bölgesinde ve Mylasa’da benzer özellikler ile çift kanatlıdırlar. Bu kapıların benzerleri Trakia, Lydia, Makadonia ve Bithynia mezarlarında görülür. Diğer bir kapı tipi olan tıkaç tipi kapı ise kapı lento ve sövelerine oturtulur.

b.Sandık mezarlar
Bölgede görülen diğer bir mezar şekli sandık mezardır. Sandık mezarların büyük olanların kısa ve uzun kenarları isodomik tarzda, küçük olanlar ise uzun kenarları dikdörtgen bloklar ile örülür, kısa kenarları ise birer kayrak taşı ile dik olarak kapatılır. üzerine ise iki ya da üç blok konur. Bunun dışında ana kayaya oyulmuş mezarlar vardır. bunların kapakları semerdam şeklindedir.

c.Tekne mezarlar
Tekne mezarlar ise ana kayaya oyulmuş bir sanduka ve kapaktan oluşur. Karia tipi olarak verilen tekne mezarlar iç Karia dışında Latmos Herakleia’sı ve Kaunos’ta görülür. Kapakların uzun kenarlarının köşelerinde kapak tutmak için yağılmış çıkıntılar vardır. Tekne tipi olan semerdam kapaklı mezarla Kuzey Karia dışında kıyı Karia’da da görülür.

d.Lahit Mezar
Yukarıda saydığımız mezar tiplerinin dışında lahit mezarlarda görülür. Bu tip mezarlar mezarın dış yüzüne kabartma sahneler yerleştirilir. Aphrodisias’ın kendine has bir lahit geleneği vardır.

Kuzey Karia bölgesinin önemli kentleri Aphrodisias, Nysa, Tralleis, Harpasa, Gerga, Euhippe, Koskinia, Mastaura, Brioula, Trapezapolis, Hierakome, Orthosia, Piginda, Neapolis, Bargasa, Hyllarima, Kys, Kystis, Kidmara, Thasthara, Parpariotai ve Leukai Stelei kentleri bulunmaktadır. Bu kentlerin birkaçı dışında kazı yapılmadığı için kentler hakkındaki bilgilerimiz oldukça yetersizdir.

Kaynakça:
Seda Karaöz Arıhan, Karia Bölgesi Ölü Gömme Adetleri (Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi), Ankara, 2007
Mete Aksan, Karia Bölgesi Arkeolojisi Üzerine Bir Değerlendirme
George E. Bean, Eski Çağda Menderesin Ötesi, İstanbul, 2000
Ufuk Çörtük, “Kuzey Karia Akçay (Harpasos) Vadisi Mezar Mimarisi Hakkında Bir Araştırma” III-IV Ulusal Arkeoloji Araştırmalar Sempozyumu, Anadolu, Ek Dizi, No.2, Ankara, 2008

 

Yazar: Rabia Aktaş

Facebook Comments
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Paylaşmak güzeldir!

Yazar: vinifera

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir