Moğolistan’ın Göçebe At Kültürünün Kökeni

Yeni araştırmalara göre, Cengiz Han ve onun Moğol orduları ile ünlü at kültürünün kökleri, modern Moğolistan topraklarındaki Doğu Asya Bozkırlarında 3000 yıl gerilere kadar gidiyor.

31 Mart’ta Arkeoloji Bilim Dergisi’nde yayınlanan çalışma, Deer Stone-Khirigsuur Kompleksi olarak bilinen bir arkeolojik alandan çıkan at kemiklerinin yaşının bilimsel tahminlerini içeriyor.

Moğol steplerindeki dikili taşlar ve mezar höyüklerinde işlenen at figürleri ve ritüelleri incelendiğinde Moğol göçebe yaşamının ve ünlü Moğol atlarının kökenleriyle ilişkili en eski kanıtlara ulaşıldı.
Max Planck Enstitüsü, Yale Üniversitesi, Chicago Üniversitesi, Amerikan Moğolistan Araştırmaları Merkezi ve Ulusal Moğolistan Müzesi de dahil olmak üzere birçok akademik enstitüden araştırmacılardan oluşan bir ekip, radyokarbon tekniğiyle ciddi verilere ulaştı.
Devamı hakkındaMoğolistan’ın Göçebe At Kültürünün Kökeni

Demir Çağı’nın Fantastik Yumurtaları

Bristol ve Durham Üniversiteleri ile British Museum’daki arkeologlar ve bilim adamları devekuşu yumurtalarının antik ticaretini ve kökenlerini modern teknolojilerden yararlanarak araştırdılar.

Demir Çağı’nda (M.Ö. 1200-300) Orta Doğu’dan Batı Akdeniz’e dek devekuşu yumurtaları lüks ürünler olarak satıldı.

19.yy’dan bu yana, British Museum’un koleksiyonunun bir parçası olan bu yumurtalar üzerinde boyama ile gravürlü ve simgesel bezemeler vardı. Araştırma ekibi bu yumurtaların nerden geldiğini ve onları üreten kuşların vahşi veya evcil olup olmadığını araştırıyorlar.
Devamı hakkındaDemir Çağı’nın Fantastik Yumurtaları

Kral Süleyman’ın Madenlerinin Gizemine Dair Yeni İpuçları

3000 yıllık hayvan dışkısının analizleri İsrail’deki eski bir madencilik kompleksinin Kral Süleyman hazineleriyle çağdaş bir maden işletmesinin varlığını doğruluyor. İsrail’in Timna Vadisi’nin kurak iklimiyle binlerce yıldır korunan gübre, Kral Süleyman’ı ve onun efsanevi servetinin kaynağı hakkında uzun süren tartışmalara yeni bir bakış açısı getiriyor.

Arkeologlar, Slaves Hill denilen ve günümüzde de halen bakır madeni çıkarılan tepede yaptıkları araştırmada iyi korunmuş hayvan dışkılarından somut veriler elde ettiler.
Tel Aviv Üniversitesi’nden arkeolog Erez Ben-Yosef, 2013 yılından beri sürdürdükleri kazılarda bölgede surlar ve cadde kalıntıları buldular. Burdan elde edilen hayvan dışkılar, bölgenin iklimsel yapısı nedeniyle iyi korunmuş olmasından dolayı sağlıklı veriler sundu. Güvercin ve keçi dışkıları bölgede Kral Süleyman döneminde bir madenin varlığını kanıtlar nitelikte.
Devamı hakkındaKral Süleyman’ın Madenlerinin Gizemine Dair Yeni İpuçları

Mısır Mavisinin Parıltılı Parmak İzleri

Suç mahalli dedektifleri günümüzde olay yerindeki parmak izlerini almak için benzeri bir toz kullanıyor.

*Burada toz olarak gösterilen Mısır mavisi, bakır, kuvars kumu, kireç ve kuru göl yataklarından çıkarılan bir tuz karışımından elde ediliyor.

Bilinen en erken sentetik renklendirici olan Mısır mavisi, hala eski heykeller, tabutlar ve mezar duvarlarını renklendiren boyalarda bulunur.
Devamı hakkındaMısır Mavisinin Parıltılı Parmak İzleri

Karadeniz’in Sıradışı Batıkları

Uzaktan kumandalı sualtı kameralarıyla yapılan araştırmalarda, Bulgaristan kıyılarının buz gibi derinliklerinde oldukça ilginç buluntulara rastlanıldı.

Araştırma ekibi için de oldukça şaşırtıcı olan batıklar, bir tür sualtı batık mezarlığı gibiydi. Birçok gemi batığı bir mezarlık gibi bir araya toplanmıştı.

Maritime Archaeology Project (MAP)’in Amerikalı ve Avrupalı sualtı arkeologlarıla ortak yürüttükleri çalışmalarının amacı son buzul çağının sonlarındaki deniz seviyesindeki değişimin insan toplumlarını nasıl etkilediğini incelemekti.
Devamı hakkındaKaradeniz’in Sıradışı Batıkları

Lyrboton’da Anadolu’nun En Eski Zeytinyağı Üretim Vakfı Ortaya Çıkarıldı

Anadolu’nun bilinen en eski vakfı olan 2 bin yıllık zeytinyağı üretim vakfının bulunduğu Lyrboton Kome yerleşiminde, zeytinyağı işlikleri, evler, hamamlar ve kiliseler gün yüzüne çıkarılıyor.

Arkeopark olarak planlanan antik yerleşimde, proje tamamlandığında Arete Kulesi, zeytinyağı işlikleri, konutlar, kiliseler, hamam, sarnıçlar, mezarlar, floral ve jeolojik zenginlikte doğa ve tarih parkı olarak Antalya kentine ve turizmine kazandırılacak.

Kepez Belediyesi Arkeopark Projesi ve müze başkanlığındaki kazıların danışmanlığını yürüten Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Çevik, Lyrboton Kome antik yerleşiminin Helenistik dönemde yerleşim görmeye başladığını, ancak asıl organize yerleşimin M.S. 1’inci yüzyılda Roma İmparatoru Domitian döneminde gerçekleştiğini belirtti.
Devamı hakkındaLyrboton’da Anadolu’nun En Eski Zeytinyağı Üretim Vakfı Ortaya Çıkarıldı