Antik Pompeii’deki Geri Dönüşüm Sistemi

Pompeii antik kenti, 79 yılında Vezüv Yanardağı’nın patlamasından kaynaklanan kül ve enkazla kaplıydı, şimdi değerli bir arkeolojik alan olarak hizmet veriyor.

Antik Roma kenti Pompeii, koruyucu şehir surları içindeydi. Kentsel alan büyüdükçe ve geliştikçe kırsal alana yayıldı ve banliyöler oluştu.

Pompeii halkı evde geri dönüşüm uyguluyordu

Arkeolojik kanıtlar, çöpleri paketlemek ve uzak bir ülkeye göndermek yerine, Pompeii halkının evde geri dönüşüm yaptığını gösteriyor.

Arkeologlar, kül yığınlarını ve içerdiği toprak türlerini inceleyerek, Pompeiililerin insan dışkısı veya evsel gıda atıkları bir çukurda organik toprakların ardında bıraktıklarını keşfettiler.

Sokak çöpleri ise surlara dökülüyor ve toprağa ayrışarak bölgenin kumlu toprağına karışıyordu. Bu çöpün bir kısmı, yoğun yaya trafiği tarafından süpürülen veya bir kenara atılanlardan daha büyük yığınlarda bulunuyordu.

Tulane Üniversitesi’nde çalışan ekibin bir parçası olan arkeolog Allison Emmerson, Guardian’a verdiği demeçte “Topraktaki fark, çöpün bulunduğu yerde üretilip üretilmediğini veya başka bir yerden yeniden kullanılmak ve geri dönüştürülmek üzere toplanıp toplanmadığını görmemizi sağlıyor.” dedi.
Devamı hakkındaAntik Pompeii’deki Geri Dönüşüm Sistemi

Gül Şehir Petra

Petra, güney Ürdün’deki Jabal Al-Madbah dağının çevresinde bulunan bir arkeolojik alan ve Nabataeans antik kentidir.
MÖ 7. yüzyıldan itibaren, Umm el-Biyara dağının tepesinde bir Edomite kalesi veya yerleşimi kuruldu.

Başlangıçta Raqmu olarak adlandırılan Petra, sürülerine otlak ve su arayışı içinde çölde hareket ettiren Arap Çölü’nden göçebe bir Bedevi kabilesi olan Nabatalılar (aynı zamanda Nabateanlar ya da Nebatiler olarak da bilinir) tarafından kuruldu. Nabatalar, MÖ 4. ve 2. yüzyıllar arasında ayrı bir medeniyet ve siyasi varlık olarak ortaya çıktı ve Petra, MÖ 2. yüzyılda kuruldu.

Nabateanlar, Petra’yı baharat ticareti kapsamında, Çin, Mısır, Yunanistan ve Hindistan’a kadar uzanan bir ticaret ağına bağlı bölgesel bir ticaret merkezi olarak kurdu. Şehir, Nabatean krallığının önerilen merkezi veya başkenti haline geldi ve MS 1. yüzyılda 10.000 ila 30.000 nüfuslu kalabalık bir kent oldu.

Nabateanlar, su depolama ve kaya oyma için gelişmiş yöntemler geliştirebilen uzman inşaatçılardı. Bu durum, El-Khazneh, Ad-Deir ve 8500 kişilik bir kaya tiyatrosu gibi anıtlarda Helenistik ve Mezopotamya mimari tarzlarının bir karışımı ile açıkça görülebilir. Petra antik kentinde tiyatro, tapınak, ev gibi yapılar kireç taşına oyularak yapılmıştır.
Kum taşından oluşan kaya bloklarına oyulmuş tapınaklar, amfi tiyatro, mezarlar ve rölyeflerden oluşan yapı, yaklaşık 100 kilometre kare alana yayılmaktadır.

Devamı hakkındaGül Şehir Petra

Bathonea Antik Kenti’nde 1400 yıllık İstanbul Depremi İzleri

Bathonea Antik Liman yerleşimi kazılarında İstanbul’u 7 Mayıs 558 tarihinde vuran depremin izleri bulundu.
Kazılarda bir kubbenin altında ezilerek öldüğü sanılan iki kişiyi birbirine sarılmış halde buldu.

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Kocaeli Üniversitesi(KOÜ) işbirliğiyle gerçekleştirilen KOÜ Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Şengül Aydıngün başkanlığındaki kazılarda, MS. 558 yılında gerçekleşen İstanbul depremine ait izler bulundu.

MS: 7 Mayıs 558’de yaşanan depremde yıkılan bir binanın kubbesi altında kalan iki kişinin iskeletleri birbirine sarılmış halde bulundu. (Foto: DHA)

Küçükçekmece Gölü havzasında yer alan Avcılar’daki Bathonea Antik Liman yerleşmesi kazıları hakkında açıklama yapan Doç. Dr. Şengül Aydıngün, Burası çok önemli bir liman yerleşmesi; uluslararası bir aktarma limanı. Yapmış olduğumuz kazılar bize çok farklı bilgiler sağlıyor. Antik Çağ ve Orta Çağ yazarlarının söz ettiği depremin izlerini burada tespit ediyoruz. Örneğin 6’ncı yüzyılda Bizans İmparatoru Justinianus zamanında yaşanmış çok ciddi bir deprem var. Hatta Ayasofya’nın kubbesinin de yıkıldığı İmparator Justinianus’un döneminde yaşamış Prokopius adlı bir tarihçi bu deprem için, ‘Küçükçekmece Gölü çevresinde bütün yapılar temellerine kadar yıkılmıştır’ diyor.
Devamı hakkındaBathonea Antik Kenti’nde 1400 yıllık İstanbul Depremi İzleri

Dünyada Bilinen İlk Süt Ürünleri Üretimi Bursa’da Yapılıyordu

Bursa’nın Yenişehir ilçesinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izniyle İstanbul’da bulunan Hollanda Araştırma Enstitüsü’nün başkanlığında, Koç, Boğaziçi ve Ege Üniversiteleri’nin katkılarıyla 2009 yılında başlayan arkeolojik kazılar tamamlandı. 9 yıl boyunca süren kazıları değerlendiren Koç Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü’nden kazı ekibi üyesi Doç. Dr. Rana Özbal Gerritsen, dünyada bilinen ilk peynir, yoğurt ve tereyağı yapımının günümüzden 8 bin 600 yıl öncesinde Bursa’nın Yenişehir ilçesinde gerçekleştirildiğinin bilimsel olarak kanıtlandığını açıkladı. Devamı hakkındaDünyada Bilinen İlk Süt Ürünleri Üretimi Bursa’da Yapılıyordu

Bodrum’da Kaçak Hafriyattan Sütun Başlığı Çıktı

Muğla’nın Bodrum ilçesinde kaçak dökülen hafriyatın içinden M.S. 3.yüzyıla ait olduğu düşünülen kompozit sütun başlığı çıktı. Yokuşbaşı Mahallesi Emin Anter Bulvarı üzerinde bulunan boş arazide kaçak dökülen hafriyatın içinde tarihi eser olduğunu gören bir belediye çalışanı durumu Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi yetkililerine bildirdi. Bölgeye giden müze ekibi, burada yaptıkları çalışmalarda bulunan eserin M.S. 3. yüzyıla […]

Büyük İskender’in Kayıp Büstü Müze Deposunda Bulundu.

Büyük İskender’in kayıp büstü, Yunanistan’daki Veroia Arkeoloji Müzesi deposunda bulundu.

Eski harçların ve kirletici maddelerin altında deponun stoğunu sayarken buldukları büstün, MÖ 2. yüzyılda yapıldığı tahmin ediliyor. 18. ya da 19. yüzyıllarda bir duvarda yapı malzemesi olarak kullanılan tarihi büst, bir Yunan köyünün molozunda bulundu. Daha sonra heykel depoya yerleştirildi. Sonrasında ise unutuldu.
Heykel gerekli bakımlardan sonra 2020 yılının sonunda Vergina’daki Aigai Kraliyet Mezarları Müzesi’nde sergilenecek.
Devamı hakkındaBüyük İskender’in Kayıp Büstü Müze Deposunda Bulundu.