Trigonometriyi Babilliler Yunanlılardan Önce Mi Buldu?

New South Wales Üniversitesi araştırmacıları, 3700 yıllık Babylon kil tableti Plimpton 322’nin amacını keşfetti.
Araştırmacılar plimpton 322’nin, saray, tapınak ve kanal inşa etme yöntemlerini hesaplamak için kullanılan dünyanın en eski ve en doğru trigonometrik masası olduğunu ortaya çıkardı.

Yeni araştırmalara göre Babilliler, Yunanlıların trigonometriyi keşfinden 1000 yıl önce bu hesapları kullandı. Yani Babilliler, trigonometriyi Yunanlılardan 1000 yıl önce bulmuştu.

M.Ö. 120’de yaşayan Yunan filozof Hipparchus, geleneksel olarak trigonometrinin kurucusu olarak biliniyor. Ancak Plimpton 322’deki trigonometri, Hipparchus çalışmalarından 1000 yıl öncesine dayanıyor.

Plimpton 322 olarak bilinen küçük tablet, 1900’lü yılların başında arkeolog, akademisyen, diplomat ve antikacı olarak bilinen Edgar Banks (Indiana Jones karakterinin temel alındığı kişi) tarafından Irak’ın güneyinde keşfedildi.
Devamı hakkındaTrigonometriyi Babilliler Yunanlılardan Önce Mi Buldu?

Bilgisayar, internet ve teknoloji dünyasından artan zamanlarında arkeolog. “Işık Ülkesi”nde doğdu, Karia’da yaşıyor.

Carrowkeel’deki Kazılar İrlanda Neolitik İnsanının Cenaze Ritüellerine Işık Tutuyor

İrlanda’nın kuzeybatısındaki County Sligo’daki Carrowkeel’de 5000 yıllık Mezar Kompleksindeki kazılar, İrlanda neolitiği hakkında yeni bulgular ortaya koyuyor. Avrupa’daki en etkileyici Neolitik ritüel mezarlarından biri olan kompleks, şimdiye dek gizemini koruyordu. Araştırmacılar, yaklaşık 7 mezardan çıkarılan yanmış – yanmamış kemiklerin 40 ayrı insana ait olduklarını tespit ettiler.

Bioarchaeology International Dergisi’nde yayınlanan bulgular, bölgedeki 100 yıllık çalışmanın ve son derece modern analizlerle elde edilen yakın tarihli çalışmaları içeriyor.

Otago Üniversitesi Anatomi Anabilim dalı araştırmacılarının yaptığı çalışmalar sonucu elde edilen bulgularla ilgili Dr Jonny Geber, “Omuz, dirsek, kalça ve ayak bileği gibi büyük eklemler etrafındaki tendon ve ligament yerinde taş aletlerden kaynaklanan kesik izlerin göstergelerini bulduk” diyor.
Dr Geber, yeni kanıtların Carrowkeel’de karmaşık bir mezar ayininin yapıldığını ve bu cenaze ritüelinin vücudun “yapısızlaştırılmasına” özel bir odak noktası yerleştirdiğini söylediğini ileri sürüyor.
“Bu, ölülerin cesetlerinin, ölü yakma ve parçalanma da dahil olmak üzere, akrabaları ve toplulukları tarafından çeşitli biçimlerde işlenmesini gerektirir gibi görünmektedir Muhtemelen ölülerin ruhlarının varlıklarının sonraki aşamalarına ulaşmasına yardımcı olmak amacıyla yapılmıştır .”
Devamı hakkındaCarrowkeel’deki Kazılar İrlanda Neolitik İnsanının Cenaze Ritüellerine Işık Tutuyor

Bilgisayar, internet ve teknoloji dünyasından artan zamanlarında arkeolog. “Işık Ülkesi”nde doğdu, Karia’da yaşıyor.

Kudüs’ün Babil’de Tahrip Edildiğine Dair David Şehrindeki Bulgular

Kudüs’ün Babillilerce tahribatının kanıtları, İsrail Eski Eserler Kurumu tarafından Kudüs Duvarları Milli Parkı’nda yürütülen kazılarda, David Şehri’nde belgelendi.

Kazılar, David Şehri’nin doğu yamacında yoğunlaşmış, kayalıklarla kaplı alanda 2.500 yıllık yerleşim yerleri açığa çıkarılmıştır. Kaya gövdesi içinde ortaya çıkan buluntular arasında kömürleşmiş ahşap, üzüm çekirdekleri, çanak çömlek parçaları, balık ölçekleri ve kemikleri gibi eserler yer alıyor.

Bu bulgular, Yahudi Krallığının başkenti olan Kudüs’ün zenginliğini ve karakterini tasvir ediyor ve kentin yok oluşunun Babil’lerin elinden olmasına kanıt olarak gösteriliyor.

Kazının en belirgin bulguları arasında tahıl ve sıvı depolamak için kullanılan çanak çömlekler damga mühürlerdir. Bulunan mühürlerden birinin üzerinde altı yapraklı bir gül ve rozet bezemesi var.
Devamı hakkındaKudüs’ün Babil’de Tahrip Edildiğine Dair David Şehrindeki Bulgular

Bilgisayar, internet ve teknoloji dünyasından artan zamanlarında arkeolog. “Işık Ülkesi”nde doğdu, Karia’da yaşıyor.

Lufton Villa kazıları ünlü balık mozaiği hakkında yeni ayrıntılar ortaya koyuyor

Newcastle Üniversitesi öğrencileri tarafından bir Roma villasında yapılan iki haftalık kazı, ünlü sekizgen balık mozaiği hakkında yeni ayrıntılar ortaya çıkardı.

Lufton, Somerset’te dördüncü yüzyıl sitesinde hasar görmüş antik mozaik parçası incelendi. İlk olarak Leonard Hayward tarafından 1940’ların sonlarında Eski Eserler Derneği (FSA) tarafından kazılan yapıdaki mozaikte yirmi dokuz balık tasvir edildiği düşünülüyordu. Bununla birlikte, yeni kazılarda, yalnızca balıklardan birinin ayrıntılarının hatalı olarak kaydedilmesi değil, otuzuncu balığın ucu da keşfedilmiştir.

Mozaikle çevrili derin bir havuzu bulunan yapının sekizgen banyosu, önceden gösterişli bir banyo, erken hristiyan bir vaftizhane ya da yüksek statüdeki resepsiyon salonlarının etkileyici bir bileşeni olarak yorumlanıyordu.
Devamı hakkındaLufton Villa kazıları ünlü balık mozaiği hakkında yeni ayrıntılar ortaya koyuyor

Bilgisayar, internet ve teknoloji dünyasından artan zamanlarında arkeolog. “Işık Ülkesi”nde doğdu, Karia’da yaşıyor.

Tell Tayinat’ta 3000 Yıllık Kadın Heykeli Bulundu

Hatay’da, Tell Tayinat Höyüğü’nde, Kanada Toronto Üniversitesi’nden Prof. Dr. Timothy Harrison başkanlığındaki kazılarda, MÖ 9. yüzyıldaki Geç Hitit Dönemi’ne ait olduğu belirlenen bir kadın heykeline ulaşıldı.

Baş ve gövdeden oluşan, bir kısmı parçalanan heykelin, antik dönemde parçalanarak bu şekilde atıldığı düşünülürken Prof. Dr. Timothy Harrison, “Heykelin orijinal boyutunun 4-5 metre olduğunu düşünüyoruz. Heykelin çok sayıda parçası da bulundu. Bir restorasyon projesine başlayacağız. Umuyorum ki önümüzdeki günlerde heykelin tamamlanmış halini sunabileceğiz. Tabi bu heykelin kim olduğunu ve neden böyle parçalanarak atıldığını çok merak etmekteyiz. Bununla ilgili 3 fikrimiz var. Bu heykelin aynı yerde bulunmasından dolayı Kral Şuppiluliuma’nın eşi olma ihtimali oldukça fazla. Anadolu tanrıçası Kubaba’nın heykeli olabilir ancak bu heykel, ikonografik olarak bakıldığında daha çok bir insanı andırıyor. Son olarak da kraliyet ailesinin ilk atası ya da aileden bir soyluya ait olabilir, bu da bir ihtimal” şeklinde açıklama yaptı.


Devamı hakkındaTell Tayinat’ta 3000 Yıllık Kadın Heykeli Bulundu

Bilgisayar, internet ve teknoloji dünyasından artan zamanlarında arkeolog. “Işık Ülkesi”nde doğdu, Karia’da yaşıyor.

Çatalhöyük’te Metalürjinin Keşfi Bir Rastlantı Mıydı?

Uluslararası arkeologlardan oluşan bir ekip, Çatalhöyük’teki Geç Neolitik Çağ’da yapılan ilk bakır eritme olayıyla metalürjinin keşfedildiği iddiasını çürütür nitelikte bulgular elde etti.

Çatalhöyük’te Metalürjinin Keşfi Bir Rastlantı Mıydı?

Arkeologlar yıllardır metalurjinin kökeni konusunda farklı görüşleri ortaya atıyor. Metalürji, Dünyanın farklı bölgelerinde, farklı zamanlarda mı ortaya çıkmıştı? Ya da sadece tek bir yerde ortaya çıkmış ve daha sonra dünyanın diğer bölgelerine mi yayılmıştı?

Metalurjinin tek bir yerde keşfedildiği görüşünü destekleyenler, en büyük aday olarak Türkiye’nin İç Anadolu bölgesinde yer alan 8500 yıllık Çatalhöyük’ü işaret ediyordu. Ve Çatalhöyük’te, metal işlemenin yan ürünü olan cüruflar da bunu destekliyordu.

Fakat bu bakır cüruflarına yapılan yeni analizler, bunların, cevherden sağlam metal yapmak için yapılan bilinçli bir girişim ile değil, yanlışlıkla yanmış olabileceğine işaret ediyor.
Devamı hakkındaÇatalhöyük’te Metalürjinin Keşfi Bir Rastlantı Mıydı?

Bilgisayar, internet ve teknoloji dünyasından artan zamanlarında arkeolog. “Işık Ülkesi”nde doğdu, Karia’da yaşıyor.
Yandex.Metrica